İçindekiler

  1.  İnternetten satacağınız ürünleri nasıl seçebilirsiniz ve nereden tedarik edebilirsiniz?
  2. E-Ticaret Görünüm Araştırması.
  3. E-ticaret hukuk.
  4. E-ticaret Siteleri için SEO İpuçları.
  5. E-Ticaret Sitesi Kurulum Maliyetleri – Neden Pahalı?
  6. E-Ticarette Anlaşmalı Kargo Fiyatları?
  7. Instagram’da Nasıl Satış Yaparım  Instagram’da Satış Rehberi.
  8. Niş – Dikey Bir E-ticaret Sitesi Kurmak.
  9. E-ticaret tasarımında nelere dikkat edilmelidir?
  10. Ürünlerinizi Pazar yerlerinde mi yoksa E-ticaret sitelerinde mi satmalısınız ?
  11. Kapıda ödeme sistemi kullanmalı mısınız?
  12. E-ticaret alt yapısı seçerken nelere dikkat edilmeli ?
  13. Pazar yerlerinde satış yapmanın faydaları ve avantajları nelerdir ?
  14. E-ticaret sitenizde hangi ödeme sistemleri bulunmalı?
  15. Adwords reklamlarına başlamadan önce nelere dikkat edilmelidir ?
  16. Profesyonel destek almadan seo nasıl yapılır ?
  17. Google adwords reklamları mı, sosyal medya reklamları mı ?
  18. E-Ticaret yapmak için şirket kurmak gerekir mi ?
  19. E-ticaret firmaları için olmazsa olmaz reklam modelleri.
  20. Ürün fiyat politikası nasıl belirlenmeli?
  21. Sanal Pos nasıl alınır? Bankalar ve ödeme sistemleri size ne sunuyor ?
  22. E-ticaret Sitenizin Dönüşüm oranı neden önemlidir ?
  23. E-ticaret’e yeni başlayan firmaların karşılaştıkları zorluklar nelerdir ?
  24. Sosyal medyada e-ticaret hakkında.
  25. E-ticaret Sitenizin trafiğini analiz ederken nelere dikkat etmelisiniz?
  26. Türkiye’de e-ticaret girişimcileri neden başarısız oluyor?
  27. Çapraz satış nedir E-ticaret sitelerine ne gibi avantajlar sağlıyor?
  28. E-ticaret platformları ‘E-posta Pazarlama’yı nasıl kullanmalılar?
  29. E-ticaret siteleri indirim çeki oluştururken hangi noktalara dikkat etmeliler?
  30. E-ticaret sitelerinde Dinamik Ürün Yükleme nedir?
  31. E-ticaret sitelerinde ‘Lojistik Entegrasyonu’ nedir?
  32. E-ticaret sitelerinde müşterilere yönelik kampanya yapmak ne kadar etkili oluyor?
  33. E-ticaret yazılımı satın alırken nelere dikkat edilmeli?
  34. Google Bread Crumb nedir E-ticaret siteleri için neden önemli?
  35. Google Taxonomy nedir?
  36. Hangi alanlar e-ticaret girişimcileri için daha avantajlı?
  37. Web Servisleri nedir E-ticaret siteleri için neden önemli?
  38. XML Entegrasyonu nedir Ne gibi faydalar sağlıyor?
  39. Yeni ödeme sistemleri E-ticaret pazarını nasıl etkiledi?
  40. Content Marketing (içerik pazarlama) firmalara ne tür avantajlar sağlıyor?
  41. E-ticarette arama motoru uyumlu yazılım altyapısı başarıyı ne oranda etkiliyor?
  42. E-ticarette entegrasyon nasıl bir öneme sahip?

İnternetten satacağınız ürünleri nasıl seçebilirsiniz ve nereden tedarik edebilirsiniz?

Bu noktada sizin, kendi ürünleriniz dışında başka ürünleri de satışa sunacaksanız izlemeniz gereken yol doğru bir tedarikçi bulmak.Bulacağınız tedarikçiler bu ürünü direk size veya müşteriye teslim edebilir. Bu konuda sunmuş olduğu ürünün kalitesine sizin dikkat etmeniz gerekir. İkincisi, sitenizde satışa sunmak adına diğer e-ticaret sitelerinin satmış olduğu ürünleri inceleyebilirsiniz. Bir çok e-ticaret sitesi son kullanıcıya satış yaparken aynı zamanda ürünlerini başka e-ticaret sitelerinde de satmak için yeni satış kanalları aramaktadır. Yani onlar ile iletişime geçebilirsiniz.Ürünleri beğendiyseniz onlarla iletişime geçip ürünleri kendi sitenizde satmak için irtibat kurabilirsiniz. Bir kaç farklı yöntem vardır bunları tek tek sitenize girmenize gerek kalmaz. XML entegrasyonu, API entegrasyonu ile ürünler otomatik olarak stok fiyat bilgileri sizin sitenize otomatik aktarılır. Yeni tedarikçileri ve yeni satacağınız ürünleri bu şekilde araştırarak bulabilirsiniz. Bunun için internette biraz zaman geçirmek kendi belirlediğiniz alanda ürünleri satan firmaları bulmak ve iletişime geçmek için zaman harcamanız yani iletişim kurmanız yeterdir.

E-ticaret Görünüm Araştırması

E ticarete girecek insanlar öndeki 6 ay veya 1 yıllık dönem içerisinde kendilerinden ne bekliyorlar, fırsat ne tarafta ya da riskler nedir,bu işin zorlukları nerededir. Bu soruların cevapları çok önemlidir kişisel olarak e ticarette gelişmeniz için.

Çoğunlukla müşterilerimizin mağazaları var, kendi e ticaret siteleri var ve bununla beraber Pazar yerleri üzerinden ticaret yapanlar. Yaş grubu yaklaşık 25-45 yaş arası diyebiliriz. Bu insanlar Türkiye’nin her yerinde. Sadece büyük şehirler değil küçük şehirlerde dahil olmak üzere e-ticaret yapan bir sokak esnafı diyebiliriz.

En dikkat çeken veri E-ticaretin halen en çok kazanç elde edilen satış kanalı olduğudur. Yani mağazanız var toptan satış yapıyorsunuz aynı zamanda da bir E-ticaret siteniz var ve N11, Gittigidiyor gibi platformlardan satış yapıyorsunuz. E-ticaret en çok para kazanılan alan. E-ticaretten çok kendi sitenizden mi, instagram satışlarından mı yoksa N11, Gittigidiyor gibi Pazar yerlerinden mi ? Tabii ki sanal pazarlar (N11, Gittigidiyor gibi)herkesin kolayca ulaşıp ürün beğenebileceği platformlardan olduğu için sanal pazarlar daha çok tercih edilir. Elinizden geldiğince satış yapmaya çalışın fakat fiziksel mağazadan çok sanal mağazaların fazla satış yaptığı apaçık ortadadır. Ürünleriniz daha seri satılır çünkü günümüz teknolojileri sanal yönden gelişmekte olduğu için herkes alışveriş için sanal pazarları tercih etmektedir. Ürünlerinizin müşteri çekmesi için onlara küçük açıklamalar yazabilirsiniz ve artık e-fatura da işin içinde olduğu için risk en aza indi.

En çok elektronik, ev&yaşam, Kırtasiye, oyuncak kategorileri satış yapıyor. Bu ürünler daha seri müşteri çekiyor. İnsanların genel ilgi alanları ve yaşam işleyişlerine katkıda bulunacak şeyler, günlük hayatı kolaylaştıracak gereçler, sıkıldıklarında uğraşacak hobiler vs. Birçok konuda ihtiyaçları var insanların fakat en çok ihtiyaç duyulan yani günlük hayatta lazım olan kategoriler tabii ki elektronik, Ev&yaşam, Kırtasiye.

E-ticarette satış yapacağınızda en çok neye zaman harcıyoruz?
Ürün fiyatlandırma
Paketleme
Stok Takibi
Ürün araştırma

Korkmayın bu harcadığınız vaktin karşılığını fazlasıyla alıyorsunuz. E-ticaret halen yeni bir satış kanalı olma yönünde şirketler ve sokak esnafları için çok önemli bir yere sahip. İleriye dönük beklenti olumlu fakat en büyük risk artan döviz kurumu.

Kullanıcılarımızın büyük kısmı yurt dışında satış yapmıyor.Bu gerçekten üzücü bir konu. Amazonun Türkiye de gelecek haftalarda faaliyete başlayacak. Kullanıcıların çok büyük bir kısmı amazonda zaten mağaza açmaya başladılar. Önümüzdeki haftalarda bu devam ediyor olacak. Amazon’un Türkiye piyasasına girmesi ile yeni bir soluk kazandıracağa benziyor. Umarız olumlu bir şekilde sonuçlanır.

E-ticaret hukuk

E-ticaret sitelerinin; ne yapmam gerekiyor, nasıl yapmam gerekiyor, neyi isteyeceğiz, neyi istemeyeceğiz, ne şartta isteyeceğiz ne şekilde kullanacağız gibi sorular olabilir aklınızda.

Vatandaş bireymiş gibi düşünün. Kayıtlar nerelerde var?Devlet dairelerinde, nüfusta var tapuda var orada burada var. Bunlar hangi veriler. Adınız, soyadınız, adresiniz, ana adı, baba adı, çocuklar, medeni haliniz. bunlar birer veriler. Kişi belirleyen veriler. Aynı zamanda bankalarda, sigorta şirketlerinde verilen bilgiler bunlar. İnternette gezinirken bir veri bırakıyoruz, bir ip bırakıyoruz. Google’da, yandex’de arama yaparken bir arama verisi bırakıyorsunuz. O ipniz ve kullanıcı adınız ile belli bir arama. Bir yerden çıktınız bir yere giderken kameralar, cep telefonunuzda arama kayıtlarınız, Şu kişi şununla şu kadar konuştu gibi. Bütün bunların hepsi kayıt altında olan bilgiler. Bir plazaya giriyorsunuz, bir iş görüşmesi yapacaksınız iş görüşmesi yaparken güvenlik kimlik bilgilerini alıp kaydediyor.

Bu kişisel veriler birilerinin elinde ne amaçla bulunuyor,ne kadar süre tutulacak, bir yerlere satılacak mı, satılmayacak mı ? Bu bilgiler ile kimler ne yapacak? Bu soruyu değiştirerek soralım. Telefonunuzu istesem bana verebilir misiniz ? Vermek istemezsiniz çünkü orada kişisel bilgileriniz bulunur. Sizin özel bilgileriniz saklıdır.

Şimdi bu kadar veriyi bıraktık. Bu kadar veriyi bırakırken bu verinin nasıl işleneceği nasıl tutulacağı nasıl bir başkasıyla paylaşılıp paylaşılmayacağı, bu verilere kimin erişebileceğine, kimin ne kadar erişmek zorunda olduğu. İşin içinde hassas veriler de var. Mesela sizin kan grubunuz ben doktor değilsem beni ilgilendirmeyen bir veridir. Mesela banka işletmesi sizin banka ile ilgili verilerinizi tutar fakat hangi ilaçları kullandığınıza bakmaz. Yani kanun amacı da bu ilgili kurum ilgili yer sadece kendini ilgilendiren kısım kadar bilgiye sahip olması.

Bu verilerin alınması için rıza alınması gerekiyor. Açık rıza. Bu verilerin işlenmesi ve tutulması için. Her şirketin, her kurumun bir tür kişisel veri envanteri oluşturması lazım. Buradaki esas amaç her hangi bir bireyin herhangi bir verisini yani onun kişiliğini belirleyen verisinin güvenliğini sağlamak. Yani elektronik ticaret sitesi gözünde bir hükümlük olarak değil,aksine bireyi koruyan, bireyin özgürlüğünü güvence altına alan güzel bir koruma olarak bakmak. Yani verinin 3. Kişinin eline geçmemesi için uğraşılan bir olay bu. Herkesin faydasına olan bir konu bu.

Kalıcı veri hesap dediğimiz e-mail adresini aynı zamanda elektronik ticareti kanunu gereği mesafeli sözleşme iletmek zorundalar.Tüketicinin korunması hakkında kanun gereği. Siz bir sitenin içerisinde birisinin adını soy adını telefonunu alabilirsiniz. Bunun için rıza istememe gerek yok. Verdiğiniz hizmet için. Fakat hizmet dışında bu postaları almanız şartıyla ayrı bir konuya giriyor.

E-ticaret Siteleri için SEO İpuçları

Seo çalışmalarını kendi içlerinde yapamadıklarında partner arayışı ortaya çıkıyor. Burada doğru bir ajans ya da danışmanı seçmek lazım. Bu iş kandırılmaya çok açık. “Biz sizi 300₺-500₺’ye biz sizi şu kelimelerle çıkartırız fakat 8 ay beklemeniz gerekiyor” Yani “Nasıl olsa 8 ay onunla çalışırım, 8 ay diğer müşteri ile çalışırım ekmeğimi yerim.” Diyen ajanslar var.

Ajansları bilmeyen insanlar bir yerlerde çalışabiliyorlar.300₺ verdim 500₺ verdim 5000₺ gitti. Bu tip boşa harcamalardan kaçınmanız gerekiyor. Çalıştığınız sektör tekstil giyim ya da teknoloji ise destek alacağınız ajans daha önce sizin sektörden başka, sizin rakibiniz ya da benzer alanda şirketler ile çalıştı mı ? Çalıştıysa elde ettiği başarılar var mı ve bu elde ettiği başarıları sizlerle paylaşabiliyorlar mı? Soracağınız genel sorular bunlar olacaktır.

Biraz da bunu doğrulamak için orada çalıştıkları proje yöneticisinin bir iletişim bilgisiyle bu teyit edilebilir. Daha sonra bu proje nasıl bir zaman diliminde ele alınacak. 6 ay mı, 8 ay mı, 10 ay mı. Her ay neler yapılacak? Yani ilk ay teknik şu çalışmaları yapacağız, 2. ay content (içerik) şu çalışmalar, backlink’te şunları yapacağız tarzında tabii ki çok detaylı değil fakat ana başlıklardan bahsetmeleri gerekiyor.

Her ay hedeflenen başarı metriklerini yani bu projenin başarılı olması için metrikler neler olmalı. Bunu hem marka hem ajans oturup karşılıklı metrikleri belirlemesi gerekiyor. Bunlar organik trafiğin aktarılması olabilir, hedeflerinin anahtar kelimelerdeki pozisyon oranı olabilir. Ya da marka kelimeleri içermeyen sorgularda kazanılan pozisyonlarda tıklamaları olabilir.

Aslında birinci konu güvendi, ikinci konu bize bir yol haritası sunması, üçüncü konu ise hedefler yani yol haritasını çizdik. Ben ne hedefliyorum organik trafiğin artışını hedefliyorum, a,b,c harflerinde belli bir pozisyon hedefim var ve buna bağlı olarak yani yine doğal olarak organik trafik artışı bekliyorum. Bir hedefimiz yoksa nereye koştuğumuzu bilemeyiz.

Her iki tarafın da aynı sayfada olması, aynı soruları soruyor olması gerekiyor ki sorunsuz bir şekilde bu devam edebilsin. Yoksa biz ödeme yapıyoruz fakat 2 hafta geçti neden pozisyon kazanamadık? Gibi her iki tarafında moralini bozabilecek sorularla süreci yokuşa sürmüş olurlar.Kullandığınız alt yapı buna el vermiyor gibi saçma konular da oluyor. Aslında böyle bir şey yok bunların bizimle alakası olmadığını anlatmaya çalışıyorlar.Önceden tek tek anlatılıyor gerekenler. Bunları yapmamış bunlar eksik gibi. O yüzden marka tarafının her ay rapor beklemesi, istemesi gerekiyor.

Seçilen kelimeler o kadar yanlış ki. Ajans içinde bu kolay.Kelimeleri istiyorsunuz, tamam olur anlaşalım diyor sonuç da veriyor. Fakat gelir yok çünkü yanlış kelimeler seçilmiş. Yani burada ajansın tecrübesi de önemli. Şöyle diyen ajanslardan korkmamak lazım. “Bu kelimede siz çıkamazsınız.Ayakkabı kelimesini istiyorsunuz, ben bunun için sizden 12 ay da para alsam yukarı çıkamazsınız.” Diyebilmesi lazım. “Siz ancak topuklu spor ayakkabıda çıkabilirsiniz. Buradan şu kadar trafik alabilirsiniz.” Bunu yapan ajans zaten güzel bir başarı hikayesi ortaya koyabiliyor yaptığı çalışmada. Zaten müşteri çok bilgili değilse bu alanda ajans onu aslında onu doğru yöne götürmek zorunda. “Müşteri nasıl olsa bilmiyor tamam ben bunun 12 ay boyunca parasını yerim” algısı, maalesef hem sektörü, hem kendisini, hem de müşterinin bu servise olan inancını yitirmesine neden oluyor.

Madem para veriyoruz ajansa iyi bir para ödeyeceğiz bari en yükseğinde çıkalım. Laptopta çıkalım, masaüstü bilgisayarda çıkalım. Zor bir hedef yani çok daha rekabetçi kelimeler. “Nasıl olsa bu ajansa para ödüyorum bu zor hedefi gerçekleştirsin.” Diye bekliyor. Ajans o parayı alıyor fakat marka sonuç alamıyor. Arama hacminin örneğin 1 milyon olan bir kelimede çıkmayı hedeflemektense 50 bin – 100 bin olan 5 – 10 kelimeye çalışıp, aynı trafiği almak ki bunlar çok daha odaklı kelimeler. Birisi bilgisayar arıyorsa illa bilgisayar alacak anlamına gelmiyor fakat, amd gibi asus gibi arıyorsa doğrudan bulur. Ne istediğini biliyor çünkü. Doğal olarak buralardan çıkmak ve ajanslardan da uzun kuyruk, 2 kelime, 3 kelime gibi sonuç beklemek daha mantıklı. Bunu zaten marka tarafının söylemeden ajansın kendi çalışmaları içerisinde yer vermesi gerekiyor. Sadece biraz daha düzenli takibinin çok daha fazla noktaya dokunduğu için her dokunulan noktada daha detaylı ve kapsamlı raporlar gerekiyor. Bir de başlangıçta sabır gerekiyor. Hemen sonuç almanız imkansız. Karşımızdaki sistem yapılan değişikliklerin tekrar değerlendirilmesi ve sıralama alması zaten zaman alan bir süreç. O yüzden 4 ay -5 ay önceden beklentiler iki tarafı da mutsuz edecektir.

İçeriye biraz tecrübeli bir arkadaşı alıp biraz daha deneyimli bir ajans ya da danışmanla çalışarak içerideki farkındalığı arttırmak. İlgili kişi ajansdan ya da danışmandan alacağı bilgi ile zaten belirli bir tecrübeye ulaşmış olacak. Bir süre sonra içerideki kişi bu çalışmaları yürütebilir hale de gelebilir. Herkes de içeride bir seo uzmanlığı ile de seo uzmanlığı veya bu konuda uzman bir danışman çalıştırabilecek maddi güce sahip olamayabilir. Belki haftada bir gün ya da içerik bazlı ürün içeriklerini düzenleme bazlı, birim bazlı da çalışılabilir.

Aylık olarak hizmet alınacak bir hizmet alınacak bütçe yoksa bile 2 ayda bir 3 ayda bir 4 ayda bir check up gibi bir ajans ya da danışmandan bizim yaptığımız çalışmaları ya da biz şu an ne durumdayız, bir kontrolden geçirip sizin teknik hatalarınız şunlar içerikte bunları yapabilirsiniz, backlinkte bunlar gibi önünüzde bir reçete olmuş olur. En azından bu 3 ayda bir yapılabilir diye düşünüyorum.

Eğitim önemli yani. Bu konular 12 ay sonra güncelliğini geçerliliğini yitirebilir. Haliyle çok hızlı değişen bir alemden bahsediyoruz.O yüzden şirketler de bu konuda kendi iç birimlerini eğitmeli. Olay nereye gidiyor nelere dikkat etmeliyiz tarzında.

E-Ticaret Sitesi Kurulum Maliyetleri – Neden Pahalı ?

E-ticaret çok popüler hale geldi. Mobil cihazlar ve bilgisayarlar üzerinden yalnızca kredi kartı bilgilerini girerek ya da girmeden kapıda ödeme seçeneğiyle beğendiğimiz ürünün ayağımıza gelmesi herkesin hoşuna gidiyor. E-ticaret bu kadar popüler hale geldiği için herkes online olarak bir şeyler satmak online olarak bir şeyler kazanmak istiyor. Tabii maliyetler çok değişik aslında. Çünkü e-ticaret sitesi kurmak için birden fazla alternatif var. Hazır alt yapılar, özel yazılımlar, ücretsiz e-ticaret alt yapısı sağlayan yazılımlara bağlı olarak maliyetiniz biraz farklılık gösteriyor. Birden fazla danışmanlık servisinin bir araya gelip harmanlanmış hali aslında.

Günümüzde e-ticaret danışmanlık kavramı yalnızca kendi alanını değil bilişim sistemleri danışmanlığı, dijital pazarlama danışmanlığı,içerik danışmanlığı, local ceo, ceo danışmanlığı ve marka danışmanlığını da kapsayan bir kavram. Arama motoru optimizasyonu işin içerisine girdiğinde ürünlerinizi çok daha ileri bir sıralamada çıkartmak istiyorsanız hal içerikten geçiyor durum yani içerik danışmanlığı servisi de gerekebilir. E-ticaret danışmanlığı bu kavramların tamamını kapsayan bir olay.

Biliyoruz ki bir site açmak için alan adına ihtiyacımız var.Bu .com, .net, .tr olabilir. .tr uzantılı alan adları genelde şirketlere ya da markaya tahsis ediliyor. Eğer ki siz E-ticaret sitesi işine girişmek istiyorsanız ve sizin şu anda bir şirketiniz yoksa. Kaldı ki şirketiniz yok kenbu işe girişmeniz neredeyse mümkün değil. Alan adını .com tr de istiyorsanız belli başlı şeyler gerekiyor. Mesela diyelim ki sizin şirketinizin ticari unvanı abc tekstil. Ancak siz üretmiş olduğunuz tekstil ürünlerini tekstilburada.comtr üstünden satmak istiyorsunuz.

Ticari unvanınız abctekstil olduğu için tekstilburada.tr alan adını satın almanız için ya ticari ünvanınızı değiştirmeniz gerekiyor. Yada ticari tekstilburada.com.tr yi marka tescil yöntemi ile teminede biliyorsunuz. Alan adı ücretleri gayet uygun aslında. Bugün doları baz alacak olursak eğer .com alan adı ortalama 9,35 $, com.tr uzantısı ise 25₺ancak ticari ünvanına doğru verildiğinden dolayı ve siz ticari ünvanınız dışında bir alana dalmak istiyorsanız marka başvurusunda bulunmanız gerekiyor.Bu işlem önceden çok zordu e-imza ve mobil imza gerekiyordu. Şu anda sistemi değiştirdi Türk patent kurumu. Yalnızca e-devlet kapısı üzerinden başvuruda bulunabiliyorsunuz.

Marka başvuru işlemi içinse ortalama 275₺ gibi bir maliyet çıkıyor. Alan adından sonra E-ticaret sitenizin büyüklüğüne göre size bir hosting de gerekiyor. Bu internet sitesi üstüne kuracağınız alt yapının ürünlerinizi ekleyeceksiniz, resimleri görselleri vs. yükleyeceksiniz,içerikleri yükleyeceksiniz. Bunların barındırılması gerekiyor. Bunu da verisel sağlayıcılardan hosting hizmeti alarak çözüyorsunuz. Bugün hosting ücretleri Türkiye’nin en çok bilinen webhosting.info sitesinde yer alan belli başlı firmalar var. Bunların ücretleri ortalama 40-50 $ arasında. Biraz daha ufak çaplı firmalarda daha kaliteli hizmeti daha uygun fiyata alabilirsiniz. 40-50 $hosting servisi nereye kadar yeter bilinmez.

Eğer ki sizin 200-300 bin ürünlük varsa muhtemelen 40-50$’lık hostingler sizi 1 hafta idare edecektir. Trafikten veya farklı bir şeyden dolayı değil de web alanı açısından benim burada 40-50 $ olarak bahsettiğim hostingler ortalama 3GB alana sahip hostingler Sizin 200 bin ürününüz olduğunda ve her ürün en az 5 adet görsele sahip olduğunda nereden baksanız 1 milyon tane fotoğrafı siz barındırmak durumundasınız. İhtiyacınıza yönelik olarak sanal yada fiziksel sunucu kiralayabilirsiniz. Tabii bunlara geçtiğimizde boyut çok daha farklılaşıyor.

Siz bugün e-ticaret siteniz için bir sanal sunucu kiraladığınız da ve sanal sunucudan anlamıyorsanız bunun yönetim tarafının da giderilmesi için servis sağlayıcınızdan destek paketi almanız gerekiyor. Tabii bu da ekstra maliyet oluşturuyor. Sanal sunucu satın aldığınızda içerisi size boş olarak sunuluyor. Hal böyle olunca hosting de size sağlanmış olan Lightspeed, cloudlinux ya da Cpanel gibi ekstra sunucu yazılımları verilmiyor.Bunların da lisans ücretleri oluyor.

Bu sanal sunucu ile söylemiş olduğum yazılımların lisans ücretleri de aylık olarak ödeniyor. Lisans ücretleri de dolar bazında ödeniyor.Durum böyle olduğu için maliyet artabiliyor. Fiziksel sunucu bambaşka bir boyut. Tabii ben fiziksel sunucuyla direk e-ticaret işine girin demiyorum. 100 bin-200 binli çok kapsamlı bir E-ticaret sitesi açmak istiyorsanız yani kırtasiyeden oyuncağa, oyuncaktan tarım ürünlerine, tekstile, beyaz eşyalara,telefonlara.

Çok kapsamlı bir E-Ticaret sitesi açmayı planlıyor. Bununla alakalı tedarikçiler buldunuz, xml ler edindiniz, ya da conteiner ile yurt dışından ithal ettiniz. Buna bağlı olarak tabii ki ihtiyacınız daha üst seviyeye çıkıyor olacak. Kaldı ki conteiner ile yurt dışına ürün ithal ettiyseniz bu dediğim fiziksel sonucu çok çok daha uygun gelecektir gözünüze.

En azından ithalat kapsamında oluşabilecek maliyeleri düşündüğümüzde E-ticaret işine cidden girmek istiyorsanız bir fiziksel sunucu satın almak mal getirmekten çok daha uygun. Sanal sunucu ücretlerine gelecek olursak ortalama bir sanal sunucu aylık 80-120 TL arasında değişiyor. 12 ay ile çarptığımızda 1 yıllık maliyetimiz zaten ortaya çıkacaktır. Sanal sunucu içerisinde yazılımların lisansını almak istiyorsanız aylık 80-90 TL civarına denk geliyor.

Eğer fiziksel sunucu satın alırsanız 0 donanım olarak.Ortalama 3-4 bin TL ye küçük ölçekli bir fiziksel sunucu temin edebilirsiniz.Fiziksel sunucu temin ettiğinizde bunun barındırma ihtiyacı var. Yani Türkiye’de bulunan ya da yurt dışında bulunan bir veri merkezinde hizmeti satın almanız gerekiyor. Bu da aylık bir maliyet. Aylık ortalama 120 TL ye fiziksel sunucunuzu rahat bir şekilde Bursa, İstanbul, Denizli, İzmir gibi lokasyonlar da barındırabilirsiniz.

Fiziksel sunucuda ki lisans ücretleri sanal sunucunun ortalama 2,3 katı kadar. Çünkü yazılımları sağlayan şirketler fiziksel sunucular için ayrı bir fiyat politikası izlemiş. Fiziksel sunucuyu 3,4 bin TL’ye temin etmek istemiyorum diyorsanız. Direk büyük bir veri merkezi ya da aracı bir kurumdan fiziksel sunucuyu aylık ortalama 350 TL ile 450 TL arasında bir fiyat ile kiralayabilirsiniz. Başlangıç için ideal olacaktır direk 3-4 bin TL yatırmaktansa. Cpanel, cloudlinux, Lightspeed gibi ücretleri barındırmamakta. Hosting tarafında çok daha detaylı şeyler de var aslında. Siz sitenizi açtınız.Bunun Ddos, Worknet gibi korumalarını da istiyorsanız bunun için de ekstra donanım ya da yazılımsal şeyler gerekebilir. Siz E-ticaret sitesi açtınız.

Müşterilerinizi siparişi geçtiğinde otomatik olarak E-posta düşmesini istiyorsunuz. Bu E-postaların düşmesi için genelde hostingler de ben paylaşımsız ip kullanılmasınız, Blacklist’e girmemiş bir ip olması daha iyi olur. Spam koruması gibi ekstra yazılımsal giderleriniz çıkacaktır. SSL sertifikası ise bu www.albatros.com.tr yazdık diyelim URL yazma kısmında sol üst köşede yer alan http, https protokolleri var. Web sitesinin güvenilir olup olmadığını gösteriyor bize aslında bu protokol bize. https, SSL Sertifikasına sahip olan web siteleri kullanıyor.

Bugün ücretsiz de edinebilirsiniz 650 dolar verip de edinebilirsiniz. 650 $ verip edindiğiniz 1 milyon $ a kadar sigorta kapsamında.Ücretsiz edindiğiniz de sigorta falan beklemeyin sadece https yazıyor orada. Bu SSL servisi ile o URL çubuğundaki yer alan Https kısmından bir önce sizin şirketinizin adı yeşil bir bar üstünde yazıyor ve oraya tıklanıldığında şirket bilgileri yer alıyor. E-ticaret sitesi açacaklara önerim ev SSL temin etmeleri.Yani böyle bir işe girişiyorsanız biraz da maddi imkanlarınızı genişletin diyorum.

Bu E-ticaret alt yapısı konusunda ücretli alt yapılar var,ücretsiz alt yapılar var bir de özel ve ücretli olan alt yapılar var, hazır E-ticaret alt yapısı yapan şirketler var. Ortalama 3,5-4 Bin ₺ veriyorsunuz size hazır E-ticaret yapısı veriyor. Direk ürünleri koyarak satışa başlayabilirsiniz. Bir de ücretsiz yazılımlar var, bu ücretsiz yazılımlar Opencard gibi yazılımlar. Aldıktan sonra tasarımı ve ayarları var alınca işiniz bitmiyor aslında. Eklentileri, Türkçeleştirme işlemi, temalaştırmaları var.Ücretsiz alt yapı dediğim yine ücretliye geliyor aslında.

Sanal post modülü, eklentiler, tema, Bunlar size 500-600 TL’ye geliyor. Kendiniz özel yaptırmak istiyorsanız eğer bir takım oluşturacaksanız bununla alakalı yazılım geliştiricinizin olması gerekiyor.Özel bir yazılım yapacaksanız özel bir tasarım da yapmalısınız. Grafik tasarım gerekiyor, ön arayüz geliştiricileri olması gerekiyor. Bunlar tamamlandıktan sonra backhand gerekiyor. Arka planda veritabanıyla ilişki kuran ve arka planda işlemlerin yürütülmesini sağlayan bir takım gerekiyor. Bu E-ticaret sitesinin bir logosu olacak. Bunların yanı sıra esas önemli kısım ise kargo, paketleme gerekiyor. E-ticaret sitesi açtınız sizin online olarak kredi kartı ile ödeme almanız gerekecek.

Bu ödemeleri sanal post olarak almanız gerekiyor. Direk olarak bankadan da alabilirsiniz. Fakat bir bankadan alım gerçekleştirdiğiniz de yalnızca o bankaya ait kartlarda taksit seçeneği oluyor. Durum böyle olunca direk bankadan almanızı tavsiye etmiyorum. Bu firmaların belli başlı aydatlarıda var. Aydat almayan firmalar da mevcut. Sanal post’u da geçtikten sonra siz E-ticaret sitenizde bir sanal santral yani 0850 numaralı bir çağrı merkezi düşünüyorsanız bu da sizin için bir maliyet. Bu göçebe numara olan 0850 numaraları sağlayan bir çok kurum var. Günümüzde piyasada bulunan 3 büyük telekomünikasyon şirketi de 0850 alan kodlu numaraları sağlıyor. Şu ana kadar saydığım her şey E-ticaret danışmanlığını kapsayan olay ancak burası esas E-ticaret kısmını anlatan olay diyelim size.

Şu anda ticaret bakanlığı E-ticaret sağlayıcılarının yer almış olduğu bir platform oluşturdu. Buraya kayıt yaptırmanız gerekiyor. Buraya kayıt yaptırmanız için de elektronik imza temin etmeniz gerekiyor ve kayıtlı elektronik postanızın olması gerekiyor. Bu gün elektronik bir imza ortalama 225 TL ye temin ediliyor. Elektronik posta da ortalama 150 TL ye temin ediliyor.Bunların maliyetleri sizin ihtiyacınız bağlı olarak değişiyor. Dijital pazarlama ve arama motoru optimizasyonu. Eğer siz satış yapmak istiyorsanız bunca maliyetin daha üstünde bir maliyet ile dijital pazarlamanızı konumlandırmanız gerekecek.

Arama motorlarında görünüm de önemli işin açığı. Çünkü sizin E-ticaret sitesinde yer alan ürün o ürünün adı yazıldığında çıkmıyorsa siz o ürünü satamazsınız. Ancak arama motorlarında üstlere çıkmanız sizin için ekstra bir avantaj. Bunun için de bir arama motoru optimizasyonu ile çalışmanız sizin avantajınıza. Burada da fiyatlar kelime bazında değişiklik gösteriyor. Örneğin siz Iphone 6 kelimesiyle üst sıraya çıkmak istiyorsanız bunun maliyeti aylık ortalama olarak küçüğünden büyüğüne 350 TL ile 3500 TL arasında değişebilir.Çok daha üst ve çok daha az rakamlar ortaya çıkabilir. Kaldı ki burada 350 den kastım tek bir kelime başına genelde bu tip işlemler gerçekleştiren kurumlar ve kişiler 5-6 kelime yoğunluğunda çalışıyorlar. Bu yöntemleri izlediğinizde arama motorlarını da üst seviyede çıkabilir. Ürünlerinizi doğrudan arama motoru üzerinden de kullanıcılara pazarlayabilirsiniz. Bunların tamamını tamamladığınızda artık E-ticaret sitenizi hazırlamış ürünlerinizi yerleştirmiş ve satışa başlamış olacaksınız.

E-Ticarette Anlaşmalı Kargo Fiyatları ?

Kargo gönderme hem müşteri memnuniyeti için hem de sizin kendi maliyetleriniz için çok gerekli bir konudur. Kabul etmek gerekir ki E-ticarette sizin ekranınıza sipariş geldiği zaman o siparişi hazırlayıp faturanızı kestikten sonra artık kontrol biraz sizden çıkıyor. Çünkü bir aracı firmaya teslim ediyorsunuz ürününüzü. O aracı firma da son müşteriye yapmış olduğu alış verişte ki ürünü veya ürünleri göndermek üzere sizden bu malları teslim alır.

Pazar yerlerinin anlaşmalı olduğu fiyatlar var. Yani kargo firmalarıyla anlaşmalı oldukları fiyatlar var. Bu fiyatlar ise desi bazlı yani ürünün birlikte gönderileceği kutunun hacmiyle oranlı değişen fiyatlar.Buradaki fiyatlar ile siz kendinize nerede pozisyonlandığınızı çok iyi anlayabilirsiniz. Hepsiburada, N11, Gittigidiyor gibi platformların desi bazlı fiyatlarına dikkat etmeye çalıştık. Aşağı yukarı hepsinin fiyatları aynı ancak kargo firmalarıyla değişen fiyat aralıkları var. Yani standart bildiğimiz kargo firmaları
Ör. Aras, Yurtiçi, Mng, Ptt gibi firmalar belirli bir yerde dururken UPS gibi firmalar biraz daha yüksek fiyatlarla tanımlanabiliyor.

Aslında fiyatlar 3,45 ₺’ ler den başlıyor. Yani Pazar yerlerinden göndereceğiniz en düşük desili ürünün fiyatı sipariş başına 3-3,50 ₺’ler den başlıyor. Peki bu fiyat nerelere doğru gidiyor. Burada kritik olan konu sizin ürünün desi bilgisini düzgün girmeniz. Bu bilgiyi girerken de hesaplamanız gereken kısa bir metot var. Derinliği, yüksekliği ve genişliği bölü 3000 gibi bir hesaplama. Sonrada desiniz ortaya çıkacak. Kargo firması o ürünü aldığı zaman üzerinde hesaplamasını kendisi yapıyor. Desi bilgisini giriyor. Hangi Pazar yerinden gönderiyorsanız bu fiyat size yansıyor.

Gördüğünüz gibi desiye göre fiyatlar bu şekildedir. Bunun üzerindeki fiyatlar ise artık kargonuzun boyutu büyüdükçe fiyatlar da ona oranla bir miktar yükseliyor.

Müşterilerinize kargo sunun. Mutlaka gönderilerinizi kargo takip numaralarınızı bir sisteme veya müşterilerinizin görebileceği bir yere girmenizdir. Pazar yerleri bunu sizin için yaparlar zaten otomatik olarak.Yaklaşık 20 dk sonra yarım saat sonra kargo takip numarası müşterilerinizin ekranına yansır.

Instagram’da Nasıl Satış Yaparım  Instagram’da Satış Rehberi

Artık günümüzde biliyorsunuz. Bir ürünü evde üretmek ya da bunun ham maddesini üretmek oldukça basit. Örneğin başka ülkeden gördüğünüz bir takı tasarımı yapabilirsiniz.

Diyelim ki elinizde bir ürününüz var bunu en kolay nereden satabilirsiniz. Sosyal medya ağları bu alanda oldukça popülerleşen bir satış kanalı olmaya başladı. İnstagram ise bunların en önemlisi. Başlıca sebebi milyonlarca kişi tarafından kullanıyor olması.

Çok basit bir şekilde bir kurumsal hesap açıyorsunuz. Bir şirket profili oluşturmanız lazım. Bu şirket profilinin içinde hikayeniz,logonuz, adresiniz ve buna benzer bir çok bilgi girmeniz size yardımcı olacaktır. Bir müşterinin gelip sizden sipariş beklemesi için ona güven veriyor olmanız gerekiyor.

Ürünününüzü çekip fiyatını her şeyini belirlediniz. Ne yazık ki daha bitmedi müşterilerinizin satın alma alışkanlığını kazandırmak için birtakım gerekli husus var.

Bu işin bir kuralı yok. Satacağınız ürün üzerinde iyi bir araştırma yapmanızı tavsiye ederim. Rakipleriniz kim, kimler satış yapıyor,hangi görselleri kullanıyorlar. Olabildiğince iyi bir kurumsal kimlik, logo,hikaye, fotoğraflar, sadece ürünlerle ilgili fotoğraflar değil. Müşterilerin hayatında kullanacağı yerlerle ilgili alakalı fotoğraflar.

Güzel bir markanız var, ürünleriniz çıktı fotoğraflarınız var. Bunları yukarı çıkarttınız fakat daha bitmedi. Instagram’dan bir Business account almaya çalışın. Bu şirket profili veya kurumsal hesap gibi bir hesap açıyor olmanız lazım. Bütün bilgilerinizi oraya eksiksiz girin. Sonra yavaş yavaş artık ürünlerinizin fotoğraflarını girmeye çalışın. Olabildiğince çok fotoğraf girmeye çalışın. Hepsini aynı anda değil fakat sizi takip eden insanların önüne çıkabilecek fotoğraflar olsun bunlar. Her gün en azından birkaç tane fotoğraf girebileceğiniz dinamik bir rutin oluşturmaya çalışın.

Bir müşteri devamlı olarak karşısına çıkan bir fotoğraf veya bir markayı görmeye başladığı zaman bu onun hoşuna gitmeye başlar ve birdenbire onu bilinç altına yerleştirmeye başlarsınız. Siz insanların satın alma kararı olduğu an orada olmanız gerekiyor. Yani sizin yüzünüzden satın almayacak o ürünü. Çünkü o kadar çok reklam dönüyor ki instagramda, müşteri ürün satın alma kararı aldığında aklına siz gelmelisiniz. O yüzden bunu iyi şekilde planlayın. Bunu devamlı iyi kalitede ve o müşterilerin isteklerine göre reklam yapıyor olmalısınız. Instagramın en önemli konularından bir tanesi size ücretsiz veya çok düşük ücretlerle reklamlar çıkmanızı sağlar. Örneğin İstanbul’da ki Beşiktaş’ta, Ankara’da ki Çankaya bölgesine ya da İzmir’in Alsancak bölgesinde oturan insanlara. Şu cinsiyette şu yaş aralığındaki ve şu gelir düzeyinde ki insanların Instagram profillerinde çıkmak için time line da çıkmak için reklam verebilirsiniz.

Bunlara dikkat ederek ilerlemekte fayda var. Fakat en önemli konulardan birisi de nasıl takipçi kazanacağınızdır. Lütfen para verip takipçi kazanma yolunda çok gitmeyin. Bu uzun vade de size çok fazla ticari geri dönüşü olmayacaktır. O yüzden olabildiğince organik bir şekilde içeriklerle bunu yapmaya çalışın. Satış taktiklerinin en önemlisi bu insanlar sizi görecekleri zaman potansiyel tüketiciler size DM (Direct Massage) den mesajlar atmaya başlayacaktır. Bu ürünün şu bedeli var mı, bu ürünü ne zaman kargolarsınız, bu ürün ne kadar şu fiyata olur mu? Gibi. Bunlara lütfen anında cevap vermeye çalışın. Çünkü o sizin potansiyel müşterinizin gerçek bir müşteri olmanızı sağlayacak bir alt yapı olmaya başlıyor. Müşterilerinize anında cevap vermeye çalışın.

Kitlenizi büyütmeniz gerekiyor. Sizden satın alma yapan bir müşterilerinizden o ürünle ilgili bir fotoğraf çekmesini isteyebilirsiniz. O fotoğrafı kendi profiline katmasını isteyebilirsiniz. Yani bu şekilde bu müşterinin arkadaş grubuna da ulaşmaya başlıyorsunuz. Birçok yapılacak şey varama anlatmak istediğim en baştaki şeyler kurumsal ve iyi bir hesap, iyi görseller ve sürekli, devamlı fotoğraflar.

10 tane fotoğraf çekip sipariş alamazsınız. Bu işin arkasında insta üzerinden iyi satış yapan insanların profillerine baktığınız zaman profillerinde bir kaç binden fazla fotoğraf olduğunu görebilirsiniz. O yüzden burada olabildiğince hashtag içerik atmanız gerekiyor.

Instagramdan satış yapıyorsunuz diyelim. Bu işin yasal boyutu da var. Türkiye’de bir ticari faaliyetin yasal olması için o faaliyetin bir belge ile belgelendiriliyor olması lazım. Ben size para verdim siz bana bir ürün verdiniz. Bu olayın belgelendirilmesi lazım. Bu konu ile ilgili verebileceğim en önemli tavsiye kuracağınız şirketin arkasında gerçek bir şirket olması gerekiyor. Bunu basit bir şahıs şirketi ile halledebilirsiniz.Nasıl şahıs şirketi kurulur gibi. Bildiğiniz bir firmanın bünyesinden de bunu gerçekleştirebilirsiniz. Yani tanıdığınız bir şirket vardır ve bu şirket üzerinden gidebilirsiniz.

Bu işin yasal boyutu çok önemli. Size bir ceza veya herhangi bir problem gelmiyor olması lazım. Müşterilerinizin güvenini kazanmış oluyorsunuz. Yani instadan yapılan bir ticaretin belgelenmesi, iadesi olması,garanti kapsamına girebiliyor olması çok önemli, kalıcı müşteri elde etmenizde büyük fayda sağlar. Insta da en önemli pazarlama metodu, ben bu firmadan satın aldım çok güzel ürünler gerçekten çok iyi bir şekilde elime ulaştı faturasıyla ulaştı. Yani insanlar sizin elçiniz oluyorlar ve markanızla ilgili bütün iyi pazarlamayı onlar yapmış oluyorlar.

Kargo anlaşması yapabiliyor olacaksınız. Kargo anlaşması sayesinde kapıda ödeme gibi avantajlardan da faydalanabiliyor olacaksınız. Instagram satışlarında kapıda ödeme metodu çok fazla kullanılıyor. Eğer bir şirket değilseniz kargo firmaları size kapıda ödeme yapmıyor. Bu yüzden şirketleşmenin arka planda verdiği başka bir avantajdı bu. Şirketleşmenin yasal boyutu çok önemli. Kalıcı müşteriler, ödeme avantajları, kargo anlaşmaları noktasında yapacağınız bütün müşteriye sunacağınız avantajlar arka planda kuracağınız bir şirketle alakalı ve bu işin yasal olarak yapılması.

Bir kargo firmasına gittiğiniz zaman benim insta üzerinden facebook üzerinden veya youtube üzerinden satış yapıyorum. Bu ürünleri son kullanıcıma müşterilerime kargolamak istiyorum dediğiniz zaman kargo firmasının soracağı ilk soru. Tamam, gelin anlaşma yapalım ama şirketiniz var mı ?

Eğer sizin bir şirketiniz yoksa standart bazlı kargo anlaşmalarıyla gidersiniz ve bu gerçekten çok pahalıya sebep olur size ama bir şirket olarak bunu gerçekleştirirseniz bazı avantajlardan faydalanabilirsiniz.En önemli avantajlar aslında ödeme avantajları. Kargo firması ile yapacağınız anlaşmalarda kargo size fatura keser. Siz bunların hepsini kolay bir şekilde yönetebilirsiniz. Kapıda ödeme veya başka avantajlardan da faydalanabilirsiniz. Insta da kargo konusu gerçekten çok önemli çünkü küçük ürünler üzerinden satış yapıldığı için yani instagrammerların büyük bir kısmı moda, takı, ayakkabı gibi alanlarda yoğunlaştıkları için kargo bedava uygulaması olabildiğince çok popüler. Siz de kargo bedavayı olabildiğince kullanmaya çalışın. Yani müşteriniz kargo parası ödemesin.

Bir diğer önemli konu müşterinizin bu ürünü ele geçirdiği vakit parayı ödemesi yani kapıda ödeyeceği bir metot uygulamak. Fakat bazı dezavantajları var. Çoğunlukla müşteriler kapıda ödeme seçeneği olduğu zaman ödemesini yapmadığı bir ürün için evlerinde, ofislerinde beklemek gibi bir olaya girmiyorlar. Nasıl olsa daha kapıya gelirse öderim daha satın almadım çok da umurumda değil gibi şekilde kapıda ödeme seçeneğini kötüye kullanabilir.Avantaj Alışverişler artabilir. Çünkü müşteri sizle finansal bir bağa girmediği için kafası rahat. Ürüne bakıp sonra ödeyim diyebilirsiniz. Her kapıda ödemenin kargo şirketinde bir yükü var. 0-50 TL arasında 3 TL komisyon, 50-100 TL arasında 5 TL komisyon. Olabildiğince ürün fiyatlarında bunları yerleştirmeniz lazım. Hem kargo fiyatı hem de ürünün kapıda ödeme fiyatına göre değişen bir bedel ödersiniz. Bu da değişir yani ürününüzün fiyatı arttıkça komisyon bedeli de artar. Kargo veya firma ile yapacağınız anlaşma size bir sürü avantaj getirecektir. Olabildiğince burada kargo etiketi yazdırmak, firma cariyeniz ile beraber kargo etiketinizi yazdırmak, fatura kesmek onunla beraber koymak gerekli olacaktır.

Bir şirket kurdunuz, bir instagram profili oluşturdunuz,ürünleriniz var, youtube da kanallarınız var, Facebook da bir web sayfanız var, twittera bağlısınız. Yaptığınız şeylere insanlar her yerden ulaşabiliyor.Kargo anlaşmalarınız var müşterilerinize aniden dm den cevap verebiliyorsunuz.Peki parayı nasıl hesabınıza indireceksiniz. Amerika’da ve Avrupa’da insta buna bir çözüm bulmuş vaziyette. Yani onlara bir ödeme seçeneği veya bir ödeme popup’u gibi bir şey çıkarabiliyor. Fakat ülkemizde bu mümkün değil. Bazı firmaları ödeme firmalarının isimlerini zikretmeye gerek yok bunlarla anlaşma yapabilirsiniz. Bu anlaşmalarla beraber her ürünün altına veya bir profil sayfasının içine bir ödeme linki koyabiliyorsunuz. Bunun dışında bir ürün post ettiniz “Ödemek için profildeki linke tıklayınız.” diyebilirsiniz. Profilde kilinke tıkladığınız zaman hangi üründen hangi beden kaç adet hangi adres ve nereye girmek istediğinizle ilgili bir sipariş bilgisi giriyorsunuz. Daha sonra ise kredi kartı bilgilerinizi girip oraya ödemenizi gerçekleştirebiliyorsunuz.Tabii ki bu özellikten faydalanmak için şirket olmanız gerekiyor. Şirket olmanın bazı avantajları var kargo ve ödeme konusu bunların en önemlisi. O yüzden bunların ödeme konusu bunların en önemlisi bu yüzden de olabildiğince ödeme noktasında buna dikkat edin. Çünkü müşterilerin çok büyük bir kısmı artık kredi kartlarıyla ödeme yapıyorlar. Yani banka üzerinden havare yapalım vs. gibi konular var. Instagramcılığın çok fazla kullandığı metotlardan birisi de WhatsApp’dır. Yani WhatsApp üzerinden bir grup açalım size o grup üzerinden bensize ödeme bilgilerini göndereyim ama bunlar operasyonel olarak çok fazla maliyeti olan işler. Ama bunları iyi yönetebilen firmalar var.

Ödeme konusu çok kritik çünkü artık müşterinizin artık caymamasını sağlaması ve güven sağlaması olması lazım. Başkalarına bakın, trendlere bakın, kışın kışa özel yazın yaza özel ürünler satın. Müşterilerinizin güvenini kazanmaya çalışın.

Niş – Dikey Bir E-ticaret Sitesi Kurmak

Genel bir e-ticaret sitesi oluşturup içerisinde, bebek kategorisinden tutun da elektronik kategorisine kadar binlerce on binlerce E-ticaret siteleri oluşturmak yerine. Günümüzde dikey e-ticaret siteleri, nişe-ticaret siteleri, kendi alanında uzman başarılı e-ticaret siteleri aslında daha fazla rağbet görüyor ve daha kolay ilerleyip başarılı sonuçlar elde edebiliyor. İşlerinde en başarılı olanları, uzman oldukları alanlarda dikeye-ticaret sitelerinin olduğunu görüyoruz. Bunların içerisinde sadece kol düğmesi satanlardan tutun, sadece tespih ürünleri satanlara; Sadece bebeklere ve çocuklara temizlik malzemesi satanlara kadar. Bir çok ürünü içermeyen genel bire-ticaret sitesi olmadan sadece kendi alanında uzmanlaşan e-ticaret sitelerinin başarılı olduğunu görüyoruz.

Peki bunun ne gibi avantajları ya da dezavantajları var?Bunlardan bahsedecek olursak. On binlerce ürününüz var ama sizin belirli bir reklam bütçeniz var. Bu elinizdeki belirli reklam bütçesini on bin tane üründe mi reklam yapmak daha mantıklı yoksa kâr marjlarının daha düşük olduğu ve sizin üretmediğiniz ürünlerde? Yoksa sizin kendi sunmuş olduğunuz dikey e-ticaret sitesi ürünlerinde mi reklam yapmak daha mantıklı? Tabii ki de kendi ürünlerinizin reklamlarını yapmak daha mantıklı.

Çünkü elinizde ki bütçe zaten kendi ürünlerinizi de kapsayacak kadar harcayabilir. Elinizdeki On bin liralık bütçeyi sadece sizin kendi ürünlerinizde harcayabilirsiniz. Burada ki kar marjınız daha yüksektir ve daha yüksek kâr marjıyla bu ürünleri satabilirsiniz. Yarın bir gün temizlik ürünleri organik temizlik ürünleri arayan bir aile direk sizden alış veriş yapacak. Ya da devamlı tespih alımı yapanlara tespihi nereden alınacağı konusunda markalaşmanıza da olanak sağlayacak. Dikey ve niş bir alan seçmeksizin hem daha kolay markalaşmanızı hem daha doğru reklam yapmanızı hem de daha az ürünü daha çok hacimle sattığınız için karlılığınızı da arttıracak bir etkendir.

E-ticaret tasarımında nelere dikkat edilmelidir ?

Olabildiğince sade, basit, müşterinin anlayabileceği,kategorilerin kolay erişebilirliği, küçük ve orta işletmeli bir iş yeri iseniz güven vermek açısından köşede iletişim gerekleri, telefon numarası vermeniz gerek. Tasarımda aslında en önemli konulardan bir tanesi de sizin kendi beğeninizden ziyade tasarımın E-ticaret sitesinin kolay kullanımı açısından beğenilmesi çok daha önemli. Siz beğenebilirsiniz ama insanlar tarafından çok kullanışlı olmayan bir tasarım davranışıdır. O yüzden tasarımcının biraz inisiyatifine bırakmak ve sizin markanızı yansıtacak olan renkleri kullanmak önemlidir. Diğer bir konu ise bunu çok fazla büyütmemeniz gerektiğidir. İlla özel tasarlamanızın, her şeyi baştan tasarlamanıza gerek yok. Standart sade şık görünümlü bir tasarımla da başlayıp firmanızın her zaman ulaşabilecekleri havayı vermek ya da telefon numaralarını yerleştirmek, mağazanızın görüntüleri varsa mağazanızın görüntülerini siteye vermek, sizin bulunduğunuz konuları anlatmak  ve kim olduğunuzu anlatmak aslında en az bir tasarım kadar önemlidir.

Ürünlerinizi pazar yerlerinde mi yoksa E-ticaret sitelerinde mi satmalısınız ?

2 platformda da satışa başlamalısınız. İkisi birbirinden farklıdır. Pazar yerinden satış yaptığınızda bunu bir pazarlama aracı faaliyeti olarak düşünmeli, istediğiniz ürünleri, kar marjınızın iyi olduğu ürünleri bu pazar yerlerinde satışa sunmalısınız. Hepsi ile satış yapabilirsiniz. Kendi E-ticaret siteniz ise kendi markalaşmanız için önemlidir. Pazar yerlerini de kendi markanızın konumlanması için kullanmanız gerekir. Pazar yerlerinde ki satış sürecinizi zaten kendi e-ticaret sitenizdeki ürünlerin otomatik aktarımıyla zaten sağlayabilirsiniz.

Kapıda ödeme sistemi kullanmalı mısınız ?

2 farklı şekilde değerlendirmek gerekiyor. Siz küçük ve orta ölçekli bir işletme olduğunuz için güven anlamında eğer bir kullanıcıya negatif bir izlenim yaratma ihtimaliniz varsa bence bunu kredi kartını vermek istemeyen bir kullanıcı için kapıda ödeme sistemini de ödeme seçeneği olarak sunmalısınız.

Diğer konu ise kapıda ödeme sisteminin aslında iade oranını yükselttiği ile ilgili bir kaç söylenti ve kullanım vardı. Bunun aslında bir çözümü olduğunu bilmeniz gerekiyor. Kapıda ödeme sisteminin iade oranını nasıl düşürebilirsiniz? Kapıda ödeme ile gelen bir siparişe sonrasında telefonla dönüş yaptığınızda sipariş onayı anlamında bunun çok ciddi oranda %1’lere, %3’lere düşürebilirsiniz. Çünkü aradığınızda adresi doğrulamak, kişiyi doğrulamak anlamında kullanabilirsiniz. Kapıda ödeme sistemini her hangi bir korkunuz olmadan, güvenli bir şekilde kullanmanızı öneririm. Bu hem müşterinize güven verecektir hem de satışlarınızı pozitif oranda etkileyecektir.

E-ticaret alt yapısı seçerken nelere dikkat edilmeli ?

Alt yapıcı sağlayıcı firmalardan seçim yapmalısınız. Seçmek istediğiniz firmanın referanslarını kontrol etmelisiniz. Kimlere hizmet vermişler. İkinici konu, o firmanın satış sonrası hizmetler konusu. Yani teknik destek departmanını sormanız gerekiyor. Dökümanları tam mı, yardım videoları iyi mi, var mı, mevcut mu, ihtiyacı karşılıyor mu ? Bunlara dikkat etmek gerekiyor. Eğitimleri var mı, eğitim desteği veriyorlar mı ? Anlamadığımız konuları eğitim alabiliyor muyuz? gibi sorular sorup kendinize pozitif cevaplar alabiliyor olmanız gerekiyor.

Pazar yerlerinde satış yapmanın faydaları ve avantajları nelerdir ?

Sizin markalaşmanız adına, markanızı büyütmeniz ve kendi markanızı konumlandırmanız adına bütün Pazar yerlerinde bulunmalısınız. N11’de, Gittigidiyor’da,  Hepsiburada’nın Pazar yerinde ürünlerinizi satışa sunmanız,oradan satış sağlamanız, sonrasında mağazanızda bu ürünleri gönderirken doğru bir kurguyla bu bir hediye çeki olabilir, poşetin üzerinde kendi e-ticaret sitenizin adresini yazmak olabilir.

Bu tip konulara dikkat ederek aslında Pazar yerlerini sizin bir Pazar aracınız olarak kullanabilirsiniz. Bütün Pazar yerlerinde yer almak satışınızın artması adına çok büyük fayda sağlayacaktır. Bunu markanızın konumlanmasıyla birleştirdiğinizde çok daha büyük faydalar sağlayacaksınız.

E-ticaret sitenizde hangi ödeme sistemleri bulunmalı ?

Kullanabileceğiniz ödeme sistemleri havale EFT, kredi kartı,taksitli kredi kartı, kapıda ödeme, kapıda kredi kartıyla ödeme, BKM ekspres gibi bir çok alternatif ödeme seçenekleri aslında sistemlerde mevcut. Fakat hangileri vazgeçilmezdir bunlara karar vermeniz lazım. Bunlardan bir tanesi kredi kartı ve taksitli ödeme imkanı sunabilmek. Eğer satıyor olduğunuz ürünler 80-100₺’nin üzerinde ise mutlaka taksitle ödeme imkanı sunmalısınız. İkinci ödeme sisteminiz ise havale EFT. Havale EFT’yi de sunmanız da fayda var çünkü müşteriler kimi zaman kredi kartında limit olmayabiliyor veya kredi kartı bilgisini vermek istemeyebiliyor. Bu kullanıcıları kaçırmamak, onlarında siparişlerini tamamlamasına olanak sağlamak adına Havale Eft ödeme seçeneğini de mutlaka sitenizde bulundurmalısınız.

Başka bir seçenek ise kapıda ödeme. Kapıda ödeme yine aynı şekilde kredi kartı bilgisini kullanmak istemeyen kullanıcılar için ve sizin sitenizden ilk alışverişini yapıyor olan müşteriniz için önemli bir ödeme seçeneği. Bu ödemek seçeneğini sunduğunuzda o kullanıcı kitlesini kazanmış oluyorsunuz.

Adwords reklamlarına başlamadan önce nelere dikkat edilmelidir ?

Bir E-ticaret siteniz varsa ve Şu anda kendinize göre tüm ihtiyaçlarınızı karşılıyorsanız reklam vermeye başlayacaksanız. Öncelikli olarak dikkat etmeniz gereken konu hedefi iyi belirlemek. Ne kadar bütçeniz var, hangi kitleye reklam vereceksiniz, hangi kitleye reklam vereceksiniz,hangi ürünlerinizi öncelikli olarak reklamda tutacaksınız? Bu reklamları cinsiyete göre mi vereceksiniz, saat aralığına göre mi yoksa güne göre mi vereceksiniz? Bunlara dikkat etmeniz gerekiyor. İkinci konu ölçümleme ve dönüşüm. Dönüşümünü yapmadığınız bir reklamın sonrasında hangisiyle devam etmeniz gerektiğini bilemeyebilirsiniz. O yüzden reklamlarınızı ölçümlü ve dönüşüm odaklı yapmanız gerekiyor. Reklam kampanyanızı oluştururken sonrasında Hangisinden satış yaptık? Ne kadarlık satış yaptık? Buna göre bir sonraki reklamları daha iyi planlamanız gerekiyor. Bunu google’ın analitik geri dönüşümü takibi ile, E-ticaret dönüşümü ile ya da google adwords ‘ün dönüşüm takibi ile bunları yapabilirsiniz. Günün sonunda da hangi reklam kelimesi ile ya da hangi reklam içeriği ile daha iyi sonuç aldığınızı ölçümleyebilirsiniz. 3. Konumuz ise ürün ve içerik. Reklam verdiğinizde reklam içi çıkmış olan ürünlerin dönüşümü çok iyi olmayabiliyor. Burada dikkat etmeniz gereken verdiğiniz ürünün piyasadaki fiyat rekabeti, ürünün içeriğinin ne kadar doğru olduğu, ürün açıklamalarının alışveriş yapacak kullanıcıyı ne kadar tatmin ettiği, ürün resimlerinin ne kadar anlaşılır olduğu, boyutları ölçüleri gibi bir çok konunun ne kadar tam anlamıyla anlaşılır olduğu gibi bir çok konu var.

Ürün bunların reklam vermeden önce reklama çıkartacağınız ürünlerin doğru planlanması, doğru kategoriye giriyor olması. Diğer konu ise aslında dikkat etmemiz gereken test süreçleri. Diyelim ki ürünlerimizi seçtik, hangi hedef kitleye reklam vereceğimizi de belirledik, ürünlerimiz de tamam ve doğru. Şu an bir test sürecimiz var. Hangi reklam kelimeleriyle, hangi reklam metinleriyle daha iyi dönüşüm alıyoruz. 2 farklı reklam açıp izlediğinizde mutlaka bir tanesi diğerinden çok daha başarılı bir süreç verecektir size. Doğal olarak başarılı olan üzerinden devam etmek ve başarısız olanı kapatmak en doğru çözüm olacaktır. Son olarak dikkat edilmesi gereken, dönüşümü arttıran bir diğer konuda sitenizdeki ödeme ve kargo seçeneklerinin belirgin ve anlaşılır olması. Eğer sitenizde kargo seçenekleri bir kaç alternatif ile veya ücretsiz kargo olarak sunuluyorsa bunlar dönüşümünüzü etkileyebilir. Eğer sunmuş olduğunuz ödeme seçenekleri içerisinde bir çok alternatif karta taksit seçeneği sunuyorsanız ve bu taksit oranları vade farkları uygunsa, bu da satış dönüşümünüzü etkileyecek önemli konuların başında geliyor.

Profesyonel destek almadan seo nasıl yapılır ?

Profesyonel bir destek almadan ürünler ve kategorilerden başlamak en doğrusu. Yani siz mağazanıza gelen bir müşteriye ya da bildiğiniz bir kullanıcı kitlesine ürünü nasıl anlatıyorsanız, ürün açıklamalarını da öyle girmelisiniz. Bunu başka sitelerin nasıl girdiğine bakarak, onların nasıl yaptığına bakarak oralardan kopyalayarak, kendi sitenize koymanız size bir şey katmayacaktır. Doğal olarak sizin anlatmanız o ürünü bir müşteri mağazaya geldiğinde nasıl anlatıyorsanız sitenizde de o şekilde anlatmanız. Ürününüzü kırmızı ayakkabı yerine, kırmızı dar topuklu ayakkabı diye tanımlamanız; Hem topuklu ayakkabı arayan kitleyi, hem kırmızı topuklu ayakkabı arayan kitleyi,hem de dar kırmızı topuklu ayakkabı arayan kitleye ulaşmanızı sağlayacaktır.Bir diğer konu da seo ile bire bir ilişkisi olmasa da ürün fotoğraflarının da seosunu yapmak ürünün resimleri üzerinde de title tag larını kullanmak size fayda sağlayacaktır. Ürün fotoğraflarının daha açıklayıcı ve anlaşılır olması sitede geçirilen süreyi de arttıracaktır. Bunu birincil bir ödev alacaksak ürünleri doğru tanımlamak, kategorileri doğru tanımlamak

Google adwords reklamları mı, sosyal medya reklamları mı ?

Bunu hangi alanda hizmet veriyorsanız ona göre değerlendirmeniz gerekiyor. Eğer satmış olduğunuz ürün nihai bir ürünse yani bir çok sitede bulunan ve herkes tarafından bulunabilen ya da arama aksiyonunu hissettiren alanlardaysa google reklamlarını kullanmalısınız. Hatta google shopping reklamlarını bunlar için kullanabilirsiniz. Sosyal medya reklamlarında ise daha çok aksesuar, ayakkabı, tekstil ürünleri bu alanı da bir çok kullanan müşteri var. İyi sonuçlar alıyorlar. Ürün alma algısını görsel öğelerle sağlıyorsa mutlaka sosyal medya reklamlarda kullanmalısınız. Bunun ikisinin birlikte kullanıldığı nokta olarak da display reklamları ve remarketing reklamlarını kullanabilirsiniz. Yani sitenizi ziyaret eden ürünlerinizi ziyaret eden kullanıcılara ve satın alma işlemini gerçekleştirmemiş olan kullanıcılara hem google display network üzerinden görsel reklamlar da hem de facebook,instagram üzerinden aynı reklamları kullanabilirsiniz. Doğal olarak facebook reklamlarını, instagram reklamlarını ve google reklamlarını aynı zamanda kullanmaya ihtiyaç duyacaksınız.

E-Ticaret yapmak için şirket kurmak gerekir mi  ?

E-ticarete yeni başlayacak girişimciler için ya da bu işi kendine meslek edinmek isteyen diğer firmalar ya da bireyler için aslında ilk sorulan soru bu olur. Evet bir şirket kurmanız gerekiyor. Nedeni de vergi mükellefi olmanız gerektiği için. Eğer kredi kartına taksit sunacaksanız yani sanal post ile ödeme kabul edecekseniz bir şirket olmanız gerekiyor ayrıca ek olarak E-ticaret sitenizin son kullanıcıya güven vermesi açısından bir firma  olması orada firma bilgilerinizin görünmesi de bir değer önem katar. E-ticaret yapmak istiyorsanız ve kredi kartı ile taksit yapmak istiyorsanız, ödeme yapmak istiyorsanız bir şirket kurmanız gerekiyor.

E-ticaret firmaları için olmazsa olmaz reklam modelleri

Ticaret siteleri için en önemli reklam modelleri ölçümlenebilir reklam modelleridir. Örneğin reklamın maliyeti, bu maliyetin sonucunda sitemize ne kadar ziyaretçi geldi, bu ziyaretçiler sayesinde ne kadar satış yaptık, ve bunun kârı ne kadardır ?

Bu elde ettiğimiz kâr ile reklam maliyetini karşılaştırabiliyor olmamız gerekiyor. Bunun için de ölçümlenebilir reklamlar ticaret siteleri için olmazsa olmaz reklam modelleridir. Bunlara örnek vermek gerekirse tamamen online mecra da arama motorları verebiliriz. Google adwords reklamlarından bahsediyorum. Bunun dışında da bazı popüler sitelerde de reklamlar verebiliriz. Verdiğimiz reklamlarda en önemli konu performansı ölçebiliyor olmamız gerekiyor. Adwords de ve sosyal medya da performans ölçümü zaten mevcut. Ama eğer bazı popüler sitelere de site sahipleriyle de görüşerek kesinlikle ölçümlenebilir olmasına dikkat etmemiz gerekiyor.

Ürün fiyat politikası nasıl belirlenmeli ?

İlk önce yapmanız gereken benzer ürünleri ve ya aynı ürünleri diğer sitelerin hangi fiyatta sattığı, hangi seçeneklerde sattığı,veya ücretsiz kargo sunup sunmadığına bakmak olacaktır. Bunun için kendinize basit bir excel oluşturmanız faydalı olacaktır. Rakipleriniz kimler,rakiplerinizde ürünlerinizin fiyatları ne kadar, sizin sunmuş olduğunuz fiyatlar ne kadar, sunmuş olduğunuz taksit seçenekleri nelerdir? Buna göre bir fiyat politikası belirlemeniz mantıklı olabilir. Burada sizi olumsuz etkileyecek bir diğer husus ise fiyat politikası belirlerken bu rekabetin içerisine kendinizi kaptırmanız olacaktır.

A firması 100’e satarken siz 95 satmaya başladınız, sonra o 90’a düşürdü, siz 85’e düşürdünüz. Böyle böyle fiyatı aşağıya çektiniz. Ondan sonra baktığınızda da  kârlılık olmadığını gördünüz. Ama 3 ay boyunca siz bu süreç içerisinde siz satışlar yaptınız ve oh satışlarım iyi gidiyor baya güzel hacim oluşturuyoruz diye düşündünüz. Ama 3 ayın sonunda oturup muhasebesel olarak baktığınızda aslında bir şey kazanmadınız ya da fiyat politikası belirlerken karlılığı birincil öncelik olarak belirlemelisiniz. Kârlı olmadığınız durumlarda ürün satışı yapmanın bir manası yok. Ürünler stokta elinizde kalmış olabilir satmak istiyorsunuzdur. Bunlar için aşağıda bir fiyat politikası belirleyerek çok eskiye almış olduğunuz ürünlerde, o zamanlarda 100 liraya almışsınızdır fakat şu anda piyasada bu maldan kalmamıştır buna yüksek bir fiyat politikası da belirleyebilirsiniz, aşağıda da belirleyebilirsiniz. Fakat mutlaka kârlılığı göz önünde bulundurmanızda fayda var. Çok satış yapmanız karlı olduğunuz anlamına gelmez az satış yaparak da karlı olabilirsiniz.

Sanal Pos nasıl alınır? Bankalar ve ödeme sistemleri size ne sunuyor ?

E-ticaret sitelerinin en önemli konularından bir tanesi de tahsilattır. Tabii ki tahsilatı yapabilmeniz için bir çok alternatifinizin bulunmasına rağmen en önemli ve en çok kullanılanı da kredi kartı ile tahsilattır. Peki kredi kartı ile tahsilat yapabilmeniz için sanal posa ihtiyacınız var.Sanal posu nasıl alacaksınız, nereden alacaksınız, sanal posu alınırken hangi şartları kontrol edecek bankalar veya ödeme firmaları. Bunlar 2 ayrılıyor.Birincisi sanal pos başvurusu yapmadan önce sitenizde yapmanız gerekenler.İkincisi de sitenizi tamamladıktan sonra işletmeniz ve devam ettirmeniz gereken süreçler olarak. Birincisinde sanal pos almadan önce banka veya ödeme firmalarına başvurmadan önce sitenizde ürünlerinizi içeriklerinizi tamamen oluşturmanız ve ürünlerinizin fiyatlarını ayarlamış olmanız gerekiyor. Çünkü bunu ödeme firmaları da bankalar da kontrol ediyor. İkinci konu ise ilgili ve gerekli olan sözleşmelerin sitenizde yer alması gerekiyor. 

İade iptal şartları,gizlilik politikası, garanti ve teslimat şartları gibi bunların sitenizde tamamlanmış olması gerekiyor. Bir sipariş sürecini ürünün fiyatıyla sepete atarak sepete attıktan sonra sipariş aşamasında ilgili sözleşmeleri görerek siparişin sonlanmasına kadar olan sürecin bankalar da ödeme firmaları da kontrol edip sonrasında sanal pos sürecinizi onaylıyor. Bunların en başında zaten kullanmış olduğunuz alt yapıdan bir güvenlik sertifikanızın olması gerekiyor. Bir diğer konu da bir şirket, bir firma olmanız gerekiyor ki bir bankaya ticari olarak sanal pos başvurusunda bulunabilin. Sonra sanal posun başvuru sürecine geçmiş oluyorsunuz. Bu süreçte ilk yapmanız gereken nereden sanal poz alacağınız. Axess, Bonus, Worldcard veya diğer alternatiflerin hepsini sunmak istiyorsanız tek tek bankalara giderek sanal pos başvuru sürecinde sanal pos başvurularını tamamlamanız gerekiyor. Sizden istenecek vergi levhası evraklar ticari sicil bilgisi gibi pek çok bilginizi paylaşmanız ve vermeniz gerekecek. Diğer alternatifiniz ise alternatif ödeme firmalarıdır.

E-ticaret Sitenizin Dönüşüm oranı neden önemlidir ?

Bazı firmalar şunu diyebiliyor. Geçen reklamımızdan 1000 ziyaretçi geldi, 10000 ziyaretçi geldi. Fakat burada önemli olan ziyaretçi satışı değil, kaç ziyaretçinin satışı sonlandırdığıdır. Yani bir reklam kampanyası yaptığınızda siz 10 satış gerçekleştirebilirsiniz. Bazen 10 Bin kişi gelebilir ve hiç satış gerçekleştiremeyebilirsiniz. O yüzden dikkat edeceğimiz birinci öncelik aslında genel kullanıcının ne kadarının satışla sonlandığı yani dönüşüm oranının ne olduğudur. Genel bir oran olarak verecek olursak, E-ticaret reklamlarınızda organik trafikleriniz de direk trafikleriniz de hepsini yorumlayacak olursak. Sizin sitenizin Bin de 5 ile yüzde 1 buçuk, 2 arasında bir dönüşüm oranına sahip olması gerekir. Eğer siz 10 bin ziyaretçiyi sitenize getiriyorsanız ve günün sonunda 3 tane sipariş alıyorsanız bu reklamda,ziyaretçilerde bir sıkıntı vardır.

E-ticaret’e yeni başlayan firmaların karşılaştıkları zorluklar nelerdir ?

Doğal olarak siz yeni bir markasınız, doğal olarak binlerce şubeniz yok. Belki 1 tane belki 2 tane şubeniz var. Ama E-ticaret tarafın da yeni bir markasınız. 1. Dezavantajınız markalaşmak buna zaman ayırmanız gerekecektir. 2. olarak güven konusu. Yeni bir ticari sitesiniz ve burdan alışveriş yaptığımda acaba bir problem yaşar mıyım? gibi düşünceler belli kullanıcılarda oluşacaktır. Bu noktada sitenizin sağ üst köşesinde olabilir.Mağazanızın dükkanınızın nerede olduğunu ya da bir iletişim telefonunu belirtmeniz o anda güven yaşayan bir müşterinizin bunu aşmasını ya da sizi arayarak bilgi almasını da sağlamış olduğunuz için siparişin tamamlanmasını sağlayacaktır. Bir diğer konu ise küçük bir ekip olmak. 1,2 veya 3 kişilik ekipler. E-ticarete başlayan firmalar fiziki mağazacılıkta çok uzman olabiliyorlar. Fakat uzman olmadıkları bir konu da dijital pazarlamacılık ve seo olabiliyor. Bu konuda uzman bir kişiyi ekibine dahil etmek bu zorluğu aşmakta yardımcı olacaktır.

Sosyal medyada e-ticaret

Dünya ölçeğine baktığımızda Türkiye şu anda sosyal medya ve internet kullanımında Avrupa ve Amerika’ya kıyasla yüksek oranları yakalamış vaziyette. Yani şu anda Avrupa ve Türkiye Pazarı eşdeğer gidiyor. Zaten kurumsal firmaların sosyal medya ve displayer’lara kaymasındaki en büyük etken de burada. Çünkü ciddi bir hacim var, internet kullanımı çok yoğun, genç nüfusun ağırlığı sosyal medyada. Avrupa ülkeleri ile neredeyse başa baş gidiyoruz. İnternet alt yapımızın gelişmesi, bilgi teknolojilerinde ki devrimleri halkın yakalayabilmesi daha da yaygınlaşmasını sağlıyor.

Sosyal medyanın doğası paylaşmaktır. Dolayısıyla orada hazırlanan contentleri hep “Bu paylaşılabilir bir şey mi?” diye düşünmek lazım.Gerek fayda anlamında, gerek duygusal anlamda. Böyle bakına işi biraz daha ileri götürüp uzun vadeli sonuçlara ulaşabiliyoruz. Sosyal medya ile web sitesine e-ticaret üzerinde trafik çekersiniz. Yani müşteriyi içeri alırsınız. İçeride iken ona bir şey satmaya çalışırsınız. Sosyal medya destek reklamları bu mantıkla yürütülüyor. Websitesini bir kere ziyaret etmiş kişiye oradan alışveriş yaptırma oranı%80’lerde.

Bir sosyal medya account’u yönetilirken mutlaka bir kriz yönetimi planının olması gerekiyor. Markanın muhtemel olabilecek saldırıları yada gelebilecek şikayetleri kurgulayıp o an cevap vermek gerekiyor. Çünkü sosyal medya biraz daha olumsuz geri bildirimlerin paylaşıldığı bir yer. Bu yüzden o kısımları çok organize yönetmek lazım.

Facebook şu anda bireysel ve kurumsal anlamda da en yoğun ve en agresif şekilde kullanılan mecralardan biri olmaya devam ediyor. Google arama sonuçları ile facebook arama sonuçları neredeyse paralel gitmeye başladı. Facebook artık google gibi bir arama motoru gibi de kullanılabiliyor. Markalar için facebook da olmak ya da olmamak gibi bir seçenek yok. Mutlaka olmaları gerekiyor. Fakat tabii buradaki iletişim ve stratejiyi doğru konumlandırmak lazım.

Bir kaç açıdan bakmak lazım. E-ticaret firmaları genellikle ürünlerini doğrudan etkileşim yaratmaya çalışıyorlar. Ancak bu sosyal medyanın doğasına da aykırı olduğu gibi ne yazık ki verimli sonuçlar alınamıyor. Biraz daha yaratıcılığı katmak gerekiyor. Jpeg yani düz resimler yerine daha animasyonlu çizgisel video içerikler tıklama oranları itibari ile yüksek hacimlere ulaştı. Yani ürün ile ilgili 1 dakikalık video koskoca bir albümden daha yararlı olacaktır.

Bir markanın sosyal medya hesapları olmak zorundadır.Olunması gereken 3 ana mecra var. Bunlar da facebook, instagram ve pinterest. Buralarda mutlaka yer almak gerekiyor. Kampanya kurguları da maalesef bütün sosyal medyalarda aynı. Yapılacak kampanyalar değişik olmalı. Örneğin bir kampanya yapılıyor bütün sosyal medya hesaplarında aynı kampanya. Bu sosyal medyaya biraz ters. Yani sizin yapacağınız kampanya instagrama özel olmalı, facebook’a özel olmalı, pinterestte ki pinleriniz oraya özel olmalı. Çünkü kullanıcılar farklı yaş aralığı farklı. Facebook denilince 30-35 yaş arasından bahsediyoruz, instagramda daha genç bir kitle. Facebook da biraz da iş odaklı profiller varken instagramda biraz daha yeni jenerasyona ulaşabiliyorsunuz.

Türkiye de çok fazla kullanıcısı var instagramın. Dünya’da sıralamada 5. yiz. Kimisi çok iyi etkileşim alabiliyor, takipçi satın alabiliyor. İnstagram veya diğer sosyal medyalarda.

E-ticaret Sitenizin trafiğini analiz ederken nelere dikkat etmelisiniz?

Ziyaretçi sayısından çok dönüşüm sayısı daha önemlidir.Diğer ikinci konu ise genel trafiğin aslında içerideki davranışını analiz etmekle alakalı. Eğer siz bir ziyaretçi trafiği alıyorsanız. Diyelim ki bin ziyaretçi geldi ve sayfa gezme oranı bir buçuk. Yani geldi iki kişiden bir tanesi başka sayfaya baktı ve gitti. Bu oranın normal sitenin trafik ortalamasının üzerinde olmasına dikkat etmek gerekir. Toplam ziyaretçiniz, 1 ziyaretçi ortalama 8-10 sayfa geziyorsa. Vermiş olduğunuz reklamlarda ve diğer çalışmalarda da aynı oranı beklemeniz gerekir. Çünkü hemen çıkma oranının düşük olması demek o ziyaretçinin sitenize gelir gelmez sayfanızı kapatması demek.Sayfada geçirilen sürenin kısa olması demek aşağı yukarı bakıp kapatması demektir.Bu tarz trafikleri tercih etmemeniz gerek. Reklam sonrasında ilk bir kaç bin ziyaretçiden sonra mutlaka buna bakmanız gerekmektedir. Eğer bunlar düşükse reklamı durdurmanız, veya başka bir test reklamı açıp farklı bir alternatifi denemeniz daha faydalı olacaktır.

Türkiye’de e-ticaret girişimcileri neden başarısız oluyor?

Türkiye’de E-ticaret sistemi yeni gelişmekte olan bir portal. İnsanlar hakikaten çok doğru noktalara eğiliyorlar. Ancak ticari tecrübesizlik maalesef ki başarısızlıklara götürebiliyor. Buradaki sebeplerden bir tanesi E-ticaret sadece resimleri oraya koymak ile düşünülebiliyor.

 Maalesef ki değil.Elbette resim koymak çok önemli kalitesi resmin görselinin gerçek ile uyumluluğu. Resmin görselinin ürün ile uyumluluğu. Bunlar çok önemli. Diyelim ki ürünü koydunuz bu sefer tedarik etme süreci başlıyor. Tedarik ettiniz diyelim. Bu sefer ürünü yönetmek noktasında, stoğunuzu yönetmek noktasında teknolojiye ihtiyacınız var.

 Teknoloji size yön vermeli yani bir programa ihtiyacınız var. O programı kullanacak kadrolara ihtiyacınız var. Yani iyi bir muhasebeye ihtiyacınız var. Muhasebe varsayalım ki bu işi size anlattı gösterdi. Bu sefer de işin içine finans geliyor. Finansı da iyi yönetiyor olmanız lazım. Ne olduğunu iyi yönetiyor olmanız lazım.Finansı yönettiniz, ürünü yönettiniz, muhasebeyi yönettiniz. Bu sefer de kargolama sevkiyat çıkıyor. İadeler olabilecek, müşterilerde hatalı gönderimler olabilecek. Bunların her biri başlı başına bir iş. Hadi bunları da çok iyi yaptınız.

 Satış ve pazarlama da devreye giriyor. Satış ayrı pazarlama ayrı, buradaki ürünün çok iyi bir şekilde lanse edilebilmesi lazım. Görsel anlatılması lazım yazılı anlatılması lazım.Sadece bununla da bitmiyor. Medya planlaması yapılması lazım. İyi bir reklamcı ile çalışıyor olmanız lazım. Hani bir yerlerden başlamak hakikaten çok güzel.İnsanlar hep mutlu başlıyor. Ondan sonra sıkıntılar başlıyor bunları yapamıyorsanız. Ondan sonra aşağı iniyorsunuz ve bocalamalar başlıyor.

Bu bocalamalardan bunları görüp kurtulabilirseniz harika bir çıkış yapabilirsiniz. Bu da her e-ticaret girişimcisine nasip olmuyor. Umarım herkes başarılı olur ve umduğunu bulabilir.

Bu noktada dökülenler olacaktır. Bunun sebebi e-ticaretin sadece ürün koymaktan ibaret olmayışı, finansı, müşteriyi, satıcıyı, medyacıyı, ürünü yönetmek, sektör içinde kendinizi yönetmek. Bunların her biri çok önemlidir. Önde gidenlerden biri olmanız için dikkat etmeniz gerekiyor bu etkenlere. Yoksa arka tarafta bu işi bir şekilde devam ettiren ve var olduğunuzu gösteren bir satıcı olabilirsiniz. Fakat çok iyi bir satıcı olmanız için bu söylenenlerde belli bir oranda başarılı olmanız gerekiyor.

Tabii bunların yanında çok önemli bir şey daha var bu da sosyal sorumluluk tarafı bunu hissetmeli yaşatmalı ve paylaşmalısınız. Bu her ticaretin olmazsa olmazıdır. Bunu yapabiliyor olmanız lazım ve belirli insanları da bu yapının içine çekip faydalandırıyor olmanız lazım. Dünyada e-ticaret inanılmaz boyutlarda. E-ticaret, mağazacılık, katalog, ücretsiz telefon ile sipariş hatlarını kullanan inanılmaz boyutta firmalar var. Bu firmaların teknoloji tarafı hakikaten müthiş. Kargoculuk tarafı, paketleme tarafı inanılmaz. 

Çapraz satış nedir E-ticaret sitelerine ne gibi avantajlar sağlıyor?

Bir ürün ile beraber başka ürünlerin de ön plana çıkartılarak satılmasını sağlamak demektir çapraz satış. Çünkü bir e-ticaret sitesinde bir müşteriye bir ürünü satmak yeterince karlı olmayabilir. O müşterinin e-ticaret sitesine girmesi bile zaten bir maliyettir. Eğer siz bunu bir pazarlama kanalı üzerinden yapıyorsanız, google reklamları vermişseniz, fiyat karşılaşma sayfasından gelmişse bu ziyaretçi bunun size bedeli var. Siz çapraz satışlar ile bir müşteriye birden fazla ürün satarsınız, Bu değişik yollarla olabilir.Bir müşteri ürünü sepete attığı zaman karşısına ufak bir pencere çıkar. O ürün ile ilgili bazı ürünler önerilir. O ürünler aslında liste fiyatından da uygundur, fakat o esnada almanız şartı ile bu teklifte bulunulur. Siz kalem aldığınız zaman karşınıza bir kutu çıkar pencere. Denir ki: “Kalem kutusunu da bu kalem ile birlikte alabiliyorsan kalem kutusu 15 TL yerine senin için 10 Lira olabilir. Böylece müşteriye 2. Bir ürün daha satmış olursunuz.

Bunun dışında müşteri e-ticaret sitesinin içerisinde bir ürünün içinde gezerken sayfanın değişik yerlerinde başka başka ürünleri de gösterebiliriz. Bu ürünlerin hepsi o bahsettiğimiz ana ürün ile ilişkili olmalıdır. Bu şekilde müşterinin dikkati çekilecek, o ürün ile ilişkili ikinci bir ürünü almayı düşünecektir. Doğru çapraz satış stratejileri, e-ticaret sitesinin cirosunu %30-%40 oranında artırabilmelidir. Ama bu konu ile ilgili çok ciddi planlama yapılmalı çok doğru ürünler seçilmeli ve bir ürün bazında bu planlamalar yapılmalıdır.

E-ticaret platformları ‘E-posta Pazarlama’yı nasıl kullanmalılar?

E-mail marketing, e-posta pazarlama internetteki pazarlama kanallarından bir tanesi. E-posta pazarlama bunların içindeki en eskilerden. E-ticaret siteleri henüz hiç yaygın değilken hatta hiç yaygın değilken e-posta verdi. İnsanlar e-mail alıp vermektelerdi. Dolayısıyla siz e-mail sayesinde tüketiciye ulaşırsınız ama bunun çok doğru yapılması gerekir. Yerli yersiz her zaman değil, gerçekten ihtiyaç olduğu zamanda ve doğru bahaneler ile gitmek gerekir. Örneğin sepetinizde bir ürün var ve alışverişi tamamlamadınız. Bir platform size e-mail gönderip sepetinizde ürünler var almayı unutmuşsunuz derse bu hoşunuza gidebilir. Sadece sürekli olarak mail atarak bizden alışveriş yapın demek iyi bir e-posta pazarlama biçimi değildir. Ama e-mail marketing doğru şekilde kullanıldığı zaman çok etkili bir pazarlama aracıdır ve bir e-ticaret sitesinin olmazsa olmazı diyebiliriz.

E-ticaret siteleri indirim çeki oluştururken hangi noktalara dikkat etmeliler?

E-ticaret sitelerinde fiyatın doğrudan aşağıya çekilmesi çoğu zaman birden fazla firmanın doğal olarak hizmet verdiği bir sektörde firmaların daha acımasız rekabet etmelerine olanak sunmakta. Çoğu firmanın ortak bir şekilde faaliyetine son vermelerine kadar uzayabilir bu iş. Bunun yerine belli indirim çekleri hazırlayıp daha sektörel anlamda daha gruplar bazında bu çekleri siz tüketicilere ulaştırırsanız doğrudan bir ürüne indirim yapmamış olursunuz. Yani belli şekillerde belli bir markanın ürünlerinde belli şartlara tabii olarak sabah 8 ile akşam 10 arası, gece 2 den sonra gibi bahaneler ile bunu yaparsanız hem sitenizin imajını bozmamış olursunuz.Sayfanız sürekli indirim yapan ucuzlukçu bir site olmaktan çıkar. Bu indirim çeki gerçekten o an bir fırsat yakalanıyormuş gibi bir imkan sunar ve bunun da satışa çok ciddi katkıların olduğu görülebilir. Tabii ki bir indirim çeki oluştururken de işin arkasında kullandığınız platformun yazılımınızın buna imkan sağlaması lazım. Eğer yazılımınız bu esneklikte bir indirim çeki oluşturmuyorsa zaten bunları yapamıyor olursunuz.

E-ticaret sitelerinde Dinamik Ürün Yükleme nedir?

Dinamik ürün yükleme e-ticaret sitesi içerisinde sayfayı aşağı doğru kaydırdıkça ürünlerin yüklenmesi anlamına gelir. Bunu en çok facebook ve twitter gibi sitelerde görebilirsiniz. Örneğin facebook sitesindesiz bulunurken sayfalarınızda hiç sağ tarafta sayfalama görmezsiniz. Daha çok içerik görmek için hep aşağı inersiniz. Aşağı indikçe size daha eski içerikler gelmeye başlar. Bu çok başarılı bir kullanıcı deneyimidir. Bunun aynısının e-ticaret sitesine yansımış hali de dinamik ürün yüklemedir. Sayfada binlerce ürün dahi olsa siz sayfayı ilk açtığınızda çok kısa sürede hemen 9-10 tane ürününüz açılmakta. Müşteri sayfayı aşağı doğru kaydırdıkça daha çok ürün sayfada yüklenmekte. Dinamik ürün yüklemede o an itibariyle ürünler yüklenir.

E-ticaret sitelerinde ‘Lojistik Entegrasyonu’ nedir?

Entegrasyonlar gelişiyor. Artık m2m(Machine to machine) diyoruz. Tüm cihazların birbirine entegre olabileceği bir döneme doğru gidiyoruz. Her geçen gün bunun uygulamalarını görüyoruz. Bunun içerisinde operatörler de var, gsm operatöreleri de var, cihazlar var. Her şey birbirine entegre olacak. Böyle bir gelişmenin içerisinde elbette ki e-ticaret siteleri ile lojistik şirketler ile entegre olması da mümkün olamazdı. Şu an artık bu entegrasyonlar mümkün.

Tabii ki her 2 tarafında alt yapılarının yeterli olmaları gerekir. Albatros yazılım sistemi çok gelişmiş web servis alt yapısına sahip.Bu imkanlar sayesinde ve çok hızlı ­güvenilir yazılımları sayesinde Türkiye’deki popüler şirketlerin tamamına tam entegre. Bu şu demek e-ticaret sitesinden bir sipariş aldığınızda o siparişin otomatik olarak kargo şirketine aktarılması anlamına gelir. Kargo şirketinin, ürünlerin e-ticaret sitesinden gelip alması konusunda kendisinin otomatik haberdar olması anlamına gelir.Müşterinin e-ticaret sitesi içerisinde sürekli olarak kargonun nerede olduğu ile ilgili bilgilenmesi anlamına gelir. Aynı şekilde ürün tespit edildiğinde de otomatik olarak tüketiciye tespit edildiğine dair bir bilginin kargo şirketi yerine e-ticaret yazılımının üzerinden otomatik olarak gönderebilmesi imkanı sağlar.

Bütün bu süreç otomatik yani insan eli değmeden olacağı için, kişisel müdahale olmadığı için hata olmayacaktır. Hata olmadığı sürece başarı artacaktır, memnuniyet artacaktır, tabii ki karlılık artacaktır.Dolayısıyla lojistik entegrasyonu madem günümüz koşullarında mümkün hale geldi.Tüm e-ticaret sitesi için olmazsa olmazlardan biri oldu diyebiliriz. Bire-ticaret yazılımı tercih edilirken mutlaka tercih edilecek e-ticaret yazılımının böyle imkanları olup olmadığı araştırılmalıdır. Başlanılacak ise doğru başlanılmalıdır.

E-ticaret sitelerinde müşterilere yönelik kampanya yapmak ne kadar etkili oluyor?

Çok farklı kampanya modelleri değerlendirilebilir. Aklın hayal ettiği kadar farklı kampanya senaryoları üretmek mümkün. Her kampanya senaryosunun da farklı bir geri dönüşü olacaktır. Kampanyaları aynı zaman da şunun içinde değerlendirebiliriz. Bir müşterimize ulaşmak istiyoruz. Örneğin ona e-mail göndereceğiz veya sms göndereceğiz. Sadece sayfamızın adresini yazarak ona ulaşmamız demek. Müşteri açısından bir iticilik oluşturacaktır.

Ona ulaşırken elbette bir sebebimiz olur. Birisini ararken bir bahanemiz olur. Ya hal hatır sorarız, ya özlemişizdir ya da işimiz düşmüştür. Kampanya da böyledir. Ulaştığımız müşteriye o fırsatı sunma, o kampanyadan bahsetme, müşteriye rahatsız etmek yerine onu mutlu edecek. Belki sayfanızdan alışveriş yapmasını sağlayacaktır. Eğer bir e-ticaret sitemiz varsa bunu durağanlıktan kurtarmak ve satışları arttırmak adına sürekli değişik kampanya senaryoları üretmeliyiz, düşünmeliyiz. Elbette hazır bir yazılım kullanıyorsanız bunlar karşımızda bir anda olmayacaktır. Dolayısıyla yazılımın bize sunduğu kampanya seçenekleri içerisinde kendimizce  bize uygun olanı o an ki ihtiyacımıza uygun olanı planlayıp değerlendirip sayfamızda kolayca oluşturabiliriz.

E-ticaret yazılımı satın alırken nelere dikkat edilmeli?

E-ticaret yazılımı alırken karşıda kurumsal bir muhattap olmalı. Bir hizmet alıyorsanız aradığınız zaman ulaşabileceğiniz bir ekip olmalı. Geliştirilen bir ürünü satın almalı veya kiralamalısını. Webteknolojileri öyle teknolojilerdir ki her gün değişiyor. Bazen masaüstü bir yazılım alırsınız. Windows 98 de sahip olmuşsunuzdur. Windows Xp de çalışır,Windows 7 de çalışır. 32 bit işlemcilerin tamamında çalışır. Web sayfaları böyle değil. İnternet explorer 7,8,9,10,11, Firefox, Chrome, Safari. Her gün yeni bir şeyler çıkar. Her birisinde yaptığınız sete farklı tepkiler verir.Birilerinin bunları sürekli değiştirip geliştiriyor olması lazım.

Dünya değişiyor, web teknolojileri çok hızlı değişiyor. İşte muhattap olduğunuz o işletmenin kendini sürekli yeniliyor olması ve yazılımını sürekli geliştiriyor olması lazım. Eğer bu yoksa o zaman ürününüz kısa süre içerisinde yetersiz kalacak ve bu yetersizlik de sizin e-ticaret pazarında hizmet verememeniz anlamına gelecek. Çok kısa bir örnek ile: Arama optimizasyonları. Eğer sizin e-ticaret siteniz bu konuda başarılı ise ve google aramalarında sizin sayfanız ile ilgili ürünler üst sıralarda çıkacak ve böyle çıktığı zaman satış yapacaksınız, para kazanacaksınız. Bu olmadığı zaman hiçbir şey olamayacaksınız, yok olacaksınız. Dolayısı ile evet, kendini geliştiren bir işletmeden hizmet almalısınız.

Bread crumb da googlenin çok önem verdiği kavramlardan bir tanesi düşünün bir e-ticaret sitesi var, içerisinde binlerce ürün var ve bu ürünlerin her birisi değişik bir hiyerarşik düzen içerisinde. Örneğin tekstil,altında ev tekstili, onun altında nevresim takımı diye bir kategoriniz olabilir. Sizin bir ürününüzün bu kategorilerin hangisinin altında olduğu bilinirse o ürün ile alakalı aramalarda da o ürünün doğru bir şekilde çıkmasını sağlıyor arama motoru. Bundan dolayı da eğer alt yapınızda bu var ise e-ticaret siteniz siz herhangi bir emek harcamadan google bread crumb ihtiyaçlarına göre sayfanızı hazırlıyor. Her hangi bir arama yapıldığında çıkan sonuçlarda da ürünlerinizin sıra sıra hangi hiyerarşiv kategoride olduğunu kendi arama motoru zaten listeliyor. Bu da yine bir e-ticaret sitesi tercih edilirken önemli olan detaylardan bir tanesi. Hizmet sağlayıcısının bu konuda alt yapısının yeterli olması gerekmekte.

Google Taxonomy nedir?

Google artık hayatımızın vazgeçilmezi oldu. Googleyi önemsemiyorum, ciddiye almıyorum diyerek ne e-ticaret sektöründe var olabilirsiniz ne de internetten bulunarak yapılan bir iş modelinde ayakta kalabilirsiniz. Google taxonomy de googlenin kendi ürettiği bir model. Bu model şu anlama geliyor. Dünyada ki tüm ürünleri google kendi içerisinde bir kategorize etmiş ve bu sayede hangi ürünün hangi kategoride olduğunun farkında oluyor. Siz e-ticaret sitenizde buna uygun bir yapınız varsa böyle bir entegrasyon gerçekleştirmişseniz, o zaman sayfanıza bu içerikleri düzgün bir şekilde giriyorsunuz googlede sayfanızı taradığı zaman bu bilgileri sizden alıyor. Bu sayede de bu ilişkili kategoride bir arama yaptığı zaman sizin e-ticaret sayfanızın ürünlerinini getirilmesini sağlıyor. Bu önümüzde ki günlerde çok daha ön plana çıkacak gibi görünüyor. Dolayısıyla eğer bir e-ticaret sayfası tercih edecekseniz google taxonomy özelliğinin olduğu bir e-ticaret sitesi tercih etmenizde büyük fayda var.

Hangi alanlar e-ticaret girişimcileri için daha avantajlı?

E-ticaret çok küçük bir alan aslında. Son bir kaç yıldır gittikçe popüleritesini arttırıyor, hacmi her geçen gün büyüyor. Ama bu büyüyen hacim pazarın tamamiyle dolduğu anlamında gelmez. Türkiye’de E-ticaret pazarının perakende pazara oranı henüz daha %1’lerde Türkiye’de E-ticaret pazarı 2013 yılı itibarı ile 13 ile 20 Milyar TL arasında bir rakama ulaşmış durumda. Bu rakam çok çok daha artacak bir rakam aslında.

Mevcut hali ile bir çok yeni fırsatı içinde bulunduruyor.Girişimciler için önemli olan işe başlarken doğru alanı seçmesini sağlamak.Doğru faaliyet alanı herkesin bilgi sahibi olduğu konuya göre, uzman olduğu konuya göre değişir. Ama her hangi bir konuda uzmanlığı olmayan bir E-ticaret girişimcisinden bahsediyorsak şunu söyleyebiliriz. Dikey alanlarda hizmet göstermeye gayret etsinler. Bu şu demek: İçinde her ürünün bulunduğu E-ticaret sitesi satmak E-ticaret sitesi yaparak ürün satmak değil, belki o koskocaman bir E-ticaret sitesinde çok küçük bir kategoride uzmanlaşan bir E-ticaret sitesi yapmak çok daha faydalı olabilir.

Web Servisleri nedir E-ticaret siteleri için neden önemli?

Web servisler sayesinde yazılımlar birbirleriyle kod ortamında konuşabilirler. Bunu şöyle düşünebilirsiniz. Evinizde bir priz vardır ve bu prizin bulunduğu bir soket vardır. Siz hangi cihazı alırsanız alın onun prizi duvardaki sokete çok uygun bir şekilde girebilmektedir. Bu sayede herhangi bir sorun yaşamadan tüm cihazlarınızı elektriğe bağlayabilirsiniz. Bu standartların karşılığı da yazılım ortamında web servislerdir. Sizler webservis ortamında yazılım ile ilgili her konuya müdahale imkanı sunuyorsanız bununla alakalı gerekli API ortamını sağlamışsanız farklı farklı yazılımlar ile e-ticaret sitenizin entegre olabilmesini sağlayabilirsiniz. Buna bir e-ticaret yazılımı da eklenebilir. Bu fiziksel bir cihaz olabilir, lojistik entegrasyon olabilir, lojistik şirkete entegre olabilir. Her şey olabilir. 

XML Entegrasyonu nedir Ne gibi faydalar sağlıyor?

XML Entegrasyonu E-ticaret siteleri için faaliyet anlamında çok büyük faydalar sağlamıştır. Aslında XML’i Excel’in biraz gelişmişi olarak bakabiliriz. XML sayesinde bir standart oluşmuştur. Bu standart e-ticaret sitesinin başka bir platformdan başka bir e-ticaret sitesinden, başka bir ürün kaynağından ürünleri otomatik olarak alması anlamında gelir. Örneğin siz beyaz eşya satıyorsunuz. Beyaz eşya dağıtıcısı size bir XML datası verir.

 Bu bilgi sayesinde onun her yeni ürünü sitenize otomatik olarak entegre edilebilir. Onun ürünlerindeki fiyat güncellemeleri otomatik olarak sizin e-ticaret sitenize yansıyabilir. Aynı şekilde onun günlük stok güncellemeleri stok miktar güncellemeleri sizin sayfanızda da aynı şekilde gerçekleşmiş olur. Bu sayede siz 100’lerce farklı kaynaktan XML aktarımları yaparak sayfanızın  ürünlerinin güncel kalmasını, fiyatların doğru olmasını, stok miktarlarının oranlı olmasını sağlayabilirsiniz.

 Düşünsenize binlerce, on binlerce ürün siz bunların nasıl tek tek stoklarını güncelleyeceksiniz? Yüzlerce, binlerce hata yapma ihtimaliniz çok yüksek.Dolayısıyla eğer varsa böyle bir imkanınız, her zaman olmayabilir. O zaman elbette ki bir XML kaynağı üzerinden bilgiyi almak ve sayfada yayınlamak oldukça değerlidir. Fakat şunu da unutmamak lazım. Bilgi ne kadar hazır geliyorsa bu bilgi sizin e-ticaret siteniz ile beraber sizin gibi başka onlarca e-ticaret sitesine de o kadar hazır ve kolay bir şekilde gelir. Kolay gelen bilgi demek rakiplerin çok fazla çoğalması demek. Sadece XML entegrasyonları ile faaliyet gösteren bir projeden bahsediyorsak bir süre sonra projenin hizmet verememesi anlamına da gelebilir. Bu konularda dikkatli davranmak gerekli. Tüme-ticaret sitesini sadece XML entegrasyonları üzerinden yürütmeye çalışmak doğru bir tercih de olmayabilir.

Yeni ödeme sistemleri E-ticaret pazarını nasıl etkiledi?

Önceleri internet sitesi üzerinden ödeme alabilmek için bir banka ile iletişime geçmeniz gerekiyordu ve bir sanal pos a ihtiyacınız vardı.Bu çoğu zaman meşakkatli bir işlemdi. Bankalar kendi risk durumları adına her işletmeye sanal pos vermek istememekte idiler. Bu da e-ticaret pazarının büyüme hızını yavaşlatmaktaydı. Sonrasında ödeme sistemleri ortaya çıktı. Ödeme sistemleri e-ticaret sitelerinin kendi müşterilerinden kredi kartı ile ödeme alması konusunda aracılık yapmaktalar. Siz bir ödeme sistemi ile anlaştığınız zaman size 6-7 bankanın sanal posunun imkanını sunmakta. Siz ödeme sisteminden bu paralı tahsil etmektesiniz. Ama kendi müşterilerinize 6-7 farklı banka üzerinden hizmet sunabilmektesiniz. Bu şekilde e-ticaret siteleri çok hızlı bir şekilde sayfalarını sanal posa entegre edebilir hale geldiler.

Kendi müşterilerine çok çok farklı seçeneklerle kredi kartı imkanı sunmaya başladılar. Pazarın büyümesinde çok ciddi katkısı olduğunu söyleyebiliriz. Bu önümüzde ki günlerde bu ödeme sistemlerinin sayısı daha da artacak. Şu an Türkiye’de belli ödeme sistemleri var. Müşteri gidip e-para ile anlaşabilmekte, bu anlaşmayı 1 gün içerisinde yapabilmekte. 1 günün sonunda sayfasında anlaştığı e-paranın sanal poslarını kurabilmekte. Onun müşterisi ise e-ticaret sitesinden alışveriş yaparken e-parayı görmemekte. Sanki e-ticaret sitesinin kendi banka ile anlaşmalı olduğu sanal posundan para çekiliyormuş gibi görerek anlaşma yapmakta. Dolayısıyla e-ticaret pazarının büyümesi için ödeme sistemlerinin gelişmesinin oldukça önemli olduğunu görüyoruz. 

Content Marketing (içerik pazarlama) firmalara ne tür avantajlar sağlıyor?

İçinde bulunduğumuz çağa bilgi çağı diyoruz. Dolayısıyla bilgi önemli. Artık internetten sadece bir ürünü sayfaya koyup satmakla bu iş bitmiyor. Evet satabilirseniz biter ama satamıyorsunuz. Yani bunu bilgi ile desteklemek gerekiyor. Bu destek demek sadece bir ürünün içerisine açıklama yazmakla da yeterli olmayabiliyor. İnternette değişik mecralarda değişik,sitelerde, kendi sayfanız içerisinde, bloklarda, sosyal medyada, belli ortamlarda işiniz ile alakalı güncel bilgiler paylaşmalısınız. Konunun derinliklerine inmelisiniz.

Bu detayların yanı sıra sayfanız ve ürünleriniz hakkında bilgiler de verebilmelisiniz. Siz ne kadar bu konuda geniş kapsamlı faaliyet gösterirseniz, ne kadar çok içerik üretirseniz arama motorları sosyal medya platformları size daha çok ziyaretçi gönderecektir. Bu gelen ziyaretçiler de bu dolu bilgilerle geldikleri için, ürünle alakalı ön bilgi aldıkları için, psikolojik olarak da bu içeriklerden tatmin oldukları için alışverişler çok ciddi oranda artacaktır.

Aslında çoğu zaman seo hizmetleri dediğimiz, arama motoru optimizasyonu yapan kişilerin yaptığı da bundan çok farklı değil. Onlar da sizin adınıza bu tarz içerik geliştirmeleri, pazarlama hizmetleri vermekteler.Dolayısıyla bu günümüzün en önemli ve en kritik konularından bir tanesi. Here-ticaret projesinin çok dikkat edilmesi gereken projelerden bir tanesi diyebiliriz.

E-ticarette arama motoru uyumlu yazılım altyapısı başarıyı ne oranda etkiliyor?

Arama motoru optimizasyonu kelimesi ve cümlesi bir dünya. Burada çok net cevaplar vermek mümkün değil. Eğer bir e-ticaret yapacaksanız, o e-ticaret girişimine en uyumlu arama motoru noktasında optimizme yazılım şirketi albatros yazılımdır. E-ticaret yazılımına sahip olduğunuz zaman arama motoru sizden istediği tüm detayları, her şeyi yazılım içerisinde bulursunuz.

Siz orada bunu doğru bir şekilde kodladığınız zaman, ürün adını e-ticaret sitesindeki sattığınız ürün adının linkini doğru bir şekilde verdiğiniz zaman, googlenin istediği bazı özellikleri detaylara, yazılıma dikkat ettiğiniz zaman, etiketler yapısıyla ürünlerin adlarına bağlantılarına dikkat ettiğiniz zaman çok kısa sürede çok iyi sonuçlar elde edebilirsiniz. Ama şunu demek mümkün değil. “Bizim e-ticaret yazılımımızı kullanırsanız bire-ticaret sitesi açtığınızda şu kelimede ilk sayfada, ilk sırada çıkarsınız.”Bu mümkün değil bunu diyorsak zaten yalan söylemiş oluruz. Çünkü bu cümleyi 10kişiye sattıktan sonra 11. müşteri de, önceki 10 müşteri ilk sıraya sığmayacağı için yalan hale gelmiş olur. Ama şu bir gerçek.

Albatros çok iyi bir alt yapı sağlayıcısı, çok iyi bire-ticaret yazılımı. Ama böyle bir e-ticaret yazılımı ile başarıya ulaşmak içinde çok iyi ve gayretli bir girişimci olmak lazım. Hiçbir şeyde böyle sihirli bir dokunuş olamaz. Albatros kullanılacak iyi bir hamurdur. Onu yoğuracak maharetli bir el lazım. O e-ticaret girişimcisinin enerji dolu, gece gündüz demeden çabalıyor olması lazım. Eğer öyleyse evet, arama motorunda en tepelere çıkar kimse karşısında duramaz.

E-ticarette entegrasyon nasıl bir öneme sahip?

İnsanlar alışılmış olan bir davranış biçimine sahip. Herkes ben benim der. Ben buyum işine gelirsek çok az söylenir. Hayatımızın her alanında bu olaya şahit olabiliriz. E-ticarette de siz bir satış yapıyorsunuz,bu satış operasyonunun satış kısmı bir e-ticaret yazılımı ile gerçekleşiyor.Ama toplamda ki ticaretiniz içerisindeki satış sadece bunun bir parçası. Bunun tedarik tarafı var, ticari muhasebesel tarafı var, fatura kesilmesi tarafı var,sevkiyat yönü var, malın tedariği ayrı bir operasyon, sevkiyatı ayrı bir operasyon, SRM tarafı var, müşterilerin takibi var, satış arttırma amaçlı mailing, sms marketing, e-mail marketing gibi entegrasyon tarafı var, dijital pazarlama ajansları ile olan iletişiminiz ve bununla alakalı entegrasyonlar var.

O kadar çok entegrasyonlar var ki. Bütün bu karmaşa ve o kadar çok oyuncunun olduğu bir sektörden bahsediyoruz. Bütün bunların düzgün bir şekilde yürüyebilmesi lazım. Cebinde 3-5-10 bin lira para olan bir işletmeci, girişimci zaten teknolojiden bu işlerden anlamıyor. Yani bunları görürse arkasını dönmeden kaçar bir daha bulamazsınız bile. Öyle bir şey olmalı ki, hizmet aldığınız firma bütün bunları almalı ve sorunlarınızı çözmeli. O bunu nasıl çözecek? Herkes ben benim diyorsa ortada e-ticaret alt yapı sağlayıcısı, e-ticaret yazılımı duruyorsa, işte ona düşüyor bu görev. O ben benim demeyecek bütün sorunları aşacak. Bunun için ne lazım? Web servis teknolojisi. Web servis şu demek ki: Duvardaki elektrik prizi vardır,elinizde fiş vardır bir birine takarsın.

Yazılımınızla alakalı tüm başka işletmelerin, başka yazılımların ihtiyaç duyabileceği her şeyin uçlarının hazır bir şekilde olması demek. Web servis teknolojiniz varsa. Muhasebe programına mı entegre olacaksınız? Muhasebe programınıza dersiniz ki “Bana ürünleri ver.” Yazılımsal ortamda. O size ürünleri belli bir formatta verir, kategorileri, siparişleri verir. Yazılımdan aldığınız bir datayı: Örneğin ürünleri. Web servise dersiniz ki “Bu ürünleri e-ticarete gönder.” Bunlar kod ortamında söylenir. Ama siz bunun kitabını yazmışsanız, bunun dökümanları hazırsa; bu işler çok daha kolay olur. Her şey önce dökümanlardan ve web servis teknolojisinden başlar. Bu varsa işin sonrası gelir. Entegre oluna bilirlik ihtimali ortaya çıkar ve entegrasyonlar başlar.

Bütün bu entegrasyonların her biri e-ticaret operasyonunu kolaylaştırır, kazancı arttırır, maliyeti düşürür. Herkes e-ticaret yapar ama bakarsınız ki bazen milyon lira ciro yapan para kazanamaz iflas eder, bazen elli bin lira ciro yapan ayda yirmi bin lira para kazanabilir. Ne ile ilişkilidir bu? Tabii ki de tedarik maliyetleri ile, ürünü ucuza alma ile,kargo maliyetleri ile, ödeme maliyetleriyle, kredi kartı komisyon maliyetleriyle ilişkilidir. Ama çok çok önemli olan bir şey de sizin operasyonel maliyetlerinizdir. Yani ofisinizin alanıdır, iyi bir entegre çözüm sizi alandan kurtarabilir, işlerinizin çok daha hızlı bir şekilde yürümesine,ofisinizde çok gereksiz alan tutmamanıza imkan sağlayabilir. Personel maliyetlerinden kurtarır. Çok daha az personel ile çok daha fazla iş yapabilmenizi sağlar. Hataları önler, müşteri ile yüz göz olmazsınız, kavga etmezsiniz. Sıkıntılar azalır, mutluluk artar, memnuniyet artar.

Müşteri kazanmak çok pahalıdır fakat mevcut müşteriye hizmet vermek çok karlıdır. Her müşteriye ilk satış yapana kadar ona verdiğiniz reklam maliyetleri o kadar pahalıdır ki o satıştan zaten para kazanamazsınız. O müşteri tekrar tekrar alışveriş yapabilmeli ki operasyon sizin için karlı olsun. Tekrar yapabilmesi için ilk satışının çok düzgün bir şekilde adrese ulaşana kadar olan sürecini yürütmeniz lazım. Sonra ki entegrasyon ile beraber gelecek SRM hizmetleri ile birlikte de o müşteriyi takip edip kaybetmememiz lazım. Dolayısıyla entegrasyon e-ticaretin anahtar kelimesi.

Categories: Genel

1 Comment

E-ticarette Başlıca Kullanılan Terimler – Albatros Yazılım · 28 Temmuz 2019 at 09:36

[…] verilerinin aktarılmasına yarayan bir şablondur. Kısaca veri aktarım şablonu diyebiliriz.Xml Entegrasyonu Nasıl Yapılır? yazımızdan detaylı bilgi […]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir