Yıllardır çalışıyorsunuz ve muhtemelen hayatınız boyunca da çalışacaksınız. Acaba çalıştığınızın karşılığını aldığınızı ya da alacağınıza inanıyor musunuz? Keşke kendi işimin sahibi olsaydım da özgürce çalışma saatlerimi kendim ayarlayabilseydim. Ya da çok çalışsaydım ama çalıştığım kadarda çok kazansaydım diye düşündünüz mü hiç? Bu özgürlüğe sahip olmak sizin de hakkınız değil mi? Tabii ki sizin de hakkınız.

Aslında size internet ve teknolojinin gücü ile hayatınızdaki bir çok problemi çözebileceğiniz, hayal ve hedeflerinize ulaşabileceğiniz bir alternatif sunuyor olacağız. Sizin de bildiğiniz gibi internet her geçen gün daha fazla hayatımıza girmekte. Peki insanların internet ve e-ticaret ile araları nasıl? Yaptıkları alışverişlerde ne oranda interneti tercih ediyorlar?Peki internetten alışveriş yapma ya da yapmama nedenleri neler? Biz bütün bu soruların cevaplarını bulabilmek için gerekli araştırmaları yaptık.

İnsanların internete ve e-ticarete karşı fazlasıyla ön yargısı var. Haklı da olabiliyorlar yanlış seçim sonucuyla tabii ki. Peki sizce bu ön yargıyı hangi reklam modeliyle aşabiliriz? İnternet, televizyon, dergi,gazete? Bunların hiç biri işe yaramaz. Fakat “Siz e-ticaret yapmak ister misiniz?” diye veya “Güvendiğiniz, tanıdığınız bir insan e-ticaret yapıyor olsa onun ile alışverişte bulunur musunuz?” diye sorulduğunda insanlara, bunu düşünmeye başlarlar. Bir yardım eden bir, bir yol gösteren olsa bu insanlar da elektronik ticaret yapabilecek potansiyele sahipler. Bu alanda herkes ilgili.

fikri uygulamaya geçirmek

Hepimiz hayatımızı devam ettirmek için çalışıyoruz. Aslında kazanç elde etmek için çalışıyoruz. Elde ettiğimiz kazançlar elde etme yöntemimize göre 2’ye ayrılıyor. Aktif gelir ve Pasif gelir modeli.
Kazanç elde etmek için mesai harcamak zorunda olduğumuz bir iş varsa gelirimizi aktif gelir modeline göre elde ettiğimizi söyleyebiliriz. Maaşlı çalışan biri olabiliriz. Sabah 9, akşam 5 çalışıyoruzdur. Ya da kendi işimiz vardır esnaf olabiliriz. Servis meslek sahibi bir avukat veya doktor olabiliriz. Her ikisinde de emek tabanlı bir gelir modeli vardır. Ne kadar çok emek verirseniz o kadar çok gelir elde edersiniz ve insanların %90’ı aktif gelir modeline göre elde eder. Burada itiraz edilecek bir şey yok. Fakat beraberinde istenmeyen noktalar da getirebiliyor ve en önemlisi ise neredeyse gelirimizi arttırmak mümkün değildir. Çünkü 1 ay boyunca çalışırız ayın sonunda alacağımız rakam bellidir. Ertesi ay yine aynı…

Peki pasif gelir modeli nedir? Aktif gelir modelinin tam tersi. Gelirimizi mesai harcamaksızın elde ediyorsak pasif gelir modelinde olduğumuzu söyleyebiliriz. Yani bir iş ya da şirket sahibi olabiliriz ya da bir yatırımcı olabiliriz. Şirketlere yatırımlar yapmış olabiliriz. Özetle bizim yerimize paramız çalışıyordur ve aktif gelir modelinin tam tersi olarak doğru bir yapılandırma ile sürdürülebilir ve arttırılabilir bir gelire ulaşmak mümkündür. Aslında herkesin ulaşmak istediği o finansal özgürlük kavramı pasif gelir modelinde mümkün, aktif gelir modelinde ise mümkün değildir. Bu nedenden dolayı da insanların bir çoğu zaman içerisinde şunu düşünürler. Acaba ben ne yapar, ne ederim de gelirimi aktif gelir modelinden pasif gelir modeline geçirebilirim?

Şimdi size 2 haberim var. Biri iyi haber biri kötü haber.İyi haber şu ki: Bunu bir sürü insan yaptı; siz de yapabilirsiniz. Kötü haber ise: Bu kendiliğinden olmuyor. Bunun için bir çaba sarf etmeniz ve bir emek vermeniz gerekiyor. Muhtemelen şimdiye kadar yaptığınızın dışında bir şeyler yapmış olmanız gerekiyor. Çünkü yıllardır çalışmış olduğunuz işiniz sizi pasif gelir modeline geçirecek olsaydı yıllar önce geçmiştiniz. Yani farklı bir şeyler yapmanız gerekiyor. 

Peki şimdiye kadar bunu başaranlar nasıl başardı?

Eski ekonomi de bunu yapmak çok zordu. Ya çok fazla sermayeye ya çok fazla emeğe ya da çok fazla şansa ihtiyaç vardı ve tabii başaramayan da bir sürü insan oldu. Peki içinde bulunduğumuz ve yeni ekonomi olarak adlandırdığımız bu internet ve teknoloji tabanlı ekonomide ise nasıl? Eskisi kadar zor değil. Hangi işi yapıyorsanız yapın. İşinizi internet ve teknoloji ile doğru bir şekilde buluşturuyorsanız eskisinden çok daha kolay ve çok daha hızlı bir şekilde gelirinizi aktif gelir modelinden pasif gelir modeline geçirmeniz mümkün. Bunu başaranlara baktığımızda geçtiğimiz 15-20 yıl içerisinde dünyanın en büyük firmalarını geride bırakan markalar görüyoruz. Bunların örnekleri Türkiye’de de her geçen gün artıyor. Ortak özellikleri ise tamamen internet ve teknoloji odaklı projeler olması. İnternet ve teknoloji hayatımıza girdikçe alışkanlıklarımızı değiştiriyor. Bunların en başında ise alışveriş alışkanlıklarımız geliyor. Hatırlayın daha önce bakkallardan alışveriş yapardık. Sonrasında marketler, süpermarketler girmeye başladı hayatımızda.Sonrasında ise alışveriş merkezlerini tercih etmeye başladık. Artık bunlar da geride kalıyor. Milyonlarca insan alışverişlerini internetten yapmayı tercih ediyor ve her geçen gün bu sayı artıyor. Çünkü internetten alışveriş yapmanın avantajları; uygun fiyat, çarşıya pazara göre çok daha uygun ürünler bulabiliyoruz. Çok çeşitli alternatife ulaşabiliyoruz. En büyük özelliği kolaylığı… 24/7 kolaylıkla gerçekleştirebiliyoruz. Bu 3 nedenden dolayı alışverişler hızla internete kayıyor.

Cironun artışıyla ek gelir.

Türkiye’de de Pazar hızla büyüyor ve bunun belli başlı nedenleri var:

  1. Her geçen gün internet erişimi yaygınlaşmaya devam ediyor.
  2. Sonrasında akıllı cihazlar hayatlarımıza girdi ve artık internet her zaman yanımızda.
  3. Bankacılık kredi kartları ve ödeme sistemleri Türkiye’de son derece yaygın.
  4. Lojistik alt yapısı da kargo şirketleri tarafından çok iyi hazırlanmış.
  5. Sosyal ağlar tavsiye etmeyi yapımız gereği çok seviyoruz.

Türkiye’de e-ticaret %35 ile Dünya’da ki büyümenin neredeyse 2 katı hızla büyüyor. Gelecek ve ticaret internete doğru kayıyor. Başka bir istatistiğe bakacak olursak işin daha çok ama çok başında olduğumuz görünüyor.

Türkiye'de E-ticaret

Bunu Türkiye’de ki perakende ticareti olarak düşünürseniz şuanda internet üzerinden gerçekleşen kısmı %8-10 gibi küçük bir paya sahip. Peki bu kadar güzel olan e-ticaret neden bu kadar küçük bir Pazar payına sahip?Çünkü bildiğiniz gibi Türkiye’de e-ticaretin önünde çok büyük engeller var.İşte bizim iş modelimiz bu engelleri ortadan kaldırıyor. Peki diğer ülkelerde bu oran nasıl? Bize en yakın Avrupa ülkelerinde bu oran %10-14, Kuzey Avrupa ülkelerine baktığımızda bu oranın %18-20’lara çıktığını görüyoruz. Demek ki insanlar gelecekte kazandıkları paranın yarısını hatta daha fazlasını internetten harcayacak. Peki Türkiye’de şu an ne kadarını harcıyoruz? %8 belkide %10. Yani önümüzde çok büyük bir Pazar, çok büyük bir sektör var. Türkiye Avrupa’nın en genç nüfusuna sahip ülkesi ve hiçbir şey değişmese bile 3 yıl sonra şu anda şu anda interneti deli gibi kullanan bu nesil para kazanmaya başladığında kazandığı parayı da internetten harcayacak. Yani ticaret tamamen değişmiş olacak. İşte bütün bu istatistikler geleceğin yeniden şekilleneceğini gösteriyor. Yeni ekonomide internetten alışveriş yapan milyonlarca müşteriden biri mi olacağız yoksa yapılan bu alışverişlerden kazanç sağlayan bir girişimci mi olacağız?

Ticari Perakende

E-ticarete başlamak için bildiğiniz üzere hepimizin bir şirket kurması gerekiyor. Sonra bir e-ticaret yazılımına ihtiyacımız var. Domain, hosting ve tasarım. Sonrasında güvenlik sertifikası ve bankalardan sanal pos almamız gerekiyor. İyi ve güçlü bir satın alma birimi. Depo, lojistik,paketleme iade birimlerini harekete geçirmemiz gerekiyor. Müşteri hizmetleri,çağrı merkezi, hukuk muhasebe finans. Personel giderleri ve reklam bütçesini de buna eklediğimiz zaman ortaya ciddi bir sermaye çıkıyor. Aslında bunun ucu da açık. Bugün Türkiye’de 100 milyon TL ile açılmış e-ticaret şirketi de var.Bütün bu yatırım ve emeğe rağmen kurulan bütün firmaların %90’ı 2 yıl içerisinde iflas ediyor. Aslında gördüğünüz gibi çok da büyük bir risk. Peki bütün bu riski birileri üzerine alsaydı ve yapılması gerekeni bizim adımıza yapsaydı nasıl olurdu? Bir girişimin hayali olurdu. İşte hesap.co bir e-ticaret girişimcisi bütün bu alt yapıyı hazır olarak sunuyor. Böylece sizin hiç risk almadan hızlıca e-ticaret dünyasına girip kazanç elde edebilmenizi sağlıyor.Peki nasıl oluyor? Yapmanız gereken tek şey kendi alan adınızı ve logonuzu belirlemek. www.bilmemkim.com. Sonrasında tam bir e-ticaret sistemini yazılımıyla hosting i ile tasarımıyla her şey ile hazır halde sunuyoruz. Deposunda en çok satılan ürünler stoklanmış vaziyette. 100’lerce markanın Yüz binden fazla ürününü ilk günden itibaren;kredi kartı, kapıda ödeme, havale, eft yöntemleri ile satabiliyorsunuz. En güzel yanı da tüm bu operasyonu sizin adınıza biz yönetiyoruz. Şirket dahi kurmanıza gerek yok. Sizin yapmanız gereken tek şey kendi adınız ile açmış olduğunuz mağazanızın tanıtımını sizi bilen sizi tanıyan ve size güvenenin sanlara yapmak. Ne kadar çok mağazanızın tanıtımını yaparak cironuzu arttırırsanız bu oranda kazancınız da artıyor. Bu güzel alt yapıyı sunan şirketimiz, yani hesap.co sosyal e-ticaret modeli ile hizmet vermeye başladı.

Siz girişimcilerimiz için neler sunuyoruz?

  1. Tasarruf elde etme amacı. Çok rahat ve bunu herkes ister.
  2. Günlük hayatta yapmış olduğunuz alışverişleri kendi mağazanızdan yaparak ufak bir gelir elde edebilir ve böylece üretken bir tüketici olabilirsiniz.
  3. Daha önce kendi alışverişlerinizden hiç kazanç elde etmiş miydiniz? İşte tam olarak bunu yaşayabilirsiniz.
girişimi paraya çevirmek

Peki mağazanıza gelelim. Alan adınızı kendini belirlediğiniz mağazanızda onlarca kategoride, yüzlerce markanın, yüz binden fazla ürünü yer alıyor. Bu ürünlerin detayını görebilir; kapıda ödeme, havale, eft, kredi kartı, kredi kartı ile taksit ödeme seçenekleri ile sahip olabilirsiniz. Kendi alışverişlerinizi yaparak tasarruf elde etmenin yanında dilerseniz mağazanızın tanıtımını kendi çevrenize, dostlarınıza, arkadaşlarınıza yapabilirsiniz. Yani onların zaten yapmakta oldukları alışverişleri mağazanızdan yapmalarını sağlayarak ek gelir elde edebilirsiniz. Burada sizi desteklemek için hazırladığımız tanıtım metaryellerinden birini kullanabilirsiniz. Bunlar ile mağazanızın tanıtımını çok daha etkin bir şekilde yapabilirsiniz. Amacımız çevrenizde sizi tanıyan sizi bilen, ortalama 100 kişiye marka olmanız. Marka olduğunuz bu 100 kişinin de 20 sinin sizden düzenli alışverişler yapan birer müşteri olması. Bu sayede ayda 100 lira 200 lira belki 300 lira ek gelir elde edebilirsiniz. Peki gelirimizi daha da arttırmak istiyorsak ne yapmamız gerekiyor? Çok basit.Yaptığımızı bir ekip kurarak ekibimize kopyalamak. Hepsi bu. Amacımızı hatırlayalım. 100 kişiye marka olmak ve onların arasından 20 kişinin bizden düzenli alışveriş yapan sadık birer müşteri haline gelmesini sağlamak. İşte bunu yaparken arkadaşlarımızın, dostlarımızın arasından; “Aa bu harikaymış acaba bende senin yaptığını yapabilir miyim?” diyen girişimci adaylarına iş modelimizi ve sunduğu fırsatları aktarmak. Aralarından istekli olanları ile birlikte artık kendi ekibinizi kurabilirsiniz. Bu sayede sadece kendi mağazanızdan yapılan cirolardan değil, sizin rehberlik yaptığınız arkadaşlarınızın mağazalarında ki cirolardan da prim elde edebilirsiniz. Böylece ekibimize destek olduğumuz müddetçe tanımadığımız insanların alışverişlerinden de kazanç elde etmiş oluruz.

Bu cirolardan nasıl kazanç elde edeceğiz?

Örneğin mağazanızı açtınız ve 4 bin TL’lik bir satışa ulaştınız. Kârınız ne olacak? Tahmin ettiğiniz üzere her ürünün karlılığı farklı. Bazı ürünler var ki %5-%10 kar ile satıyoruz, bazı ürünleri ise %20-%30 kar ile satıyoruz. Dolayısıyla yaptığımız cirolardan değil elde ettiğimiz karlardan bir kazanç elde etmemiz gerekiyor.

Tüm alış-satış faturaları ve gelir-gider takibinizi görerek net kazancınızı HESAP CO uygulaması ile kolayca görebilirsiniz.

e-ticaret entegrasyonları sayesinde ürünlerinizi n11, gittigidiyor, hepsiburada ve amazon.com.tr üzerinden satışa açabiliyor ve gelen siparişleri tek ekrandan kolayca takip edebiliyorsunuz. Uygulamayı 30 gün ücretsiz denemek için burayı tıklayabilirsiniz.


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir